Belçika’nın Gent kentindeki El Albani Camisi, kadınların toplumdaki yeri ve kadın-erkek eşitliği üzerine internet sitesinde yayımlanan ifadeler nedeniyle yeniden tartışmaların odağında. Vlaams Belang milletvekili Sam van Rooy caminin kapatılmasını ve daha sert önlemler alınmasını isterken, hükümet yetkilileri eşitlik ilkesini savunarak hukuki kararların savcılık ve yetkili makamlar tarafından verilmesi gerektiğini belirtiyor.
BELÇİKA – Belçika’da Gent kentinde bulunan El Albani Camisi üzerinden başlayan tartışma, federal parlamentoya taşınarak din özgürlüğü, kadın hakları ve Müslüman toplulukların ülkedeki konumu açısından dikkat çekici bir siyasi gündeme dönüştü.
Tartışmanın merkezinde, caminin internet sitesinde kadınların aile hayatındaki rolü, eşlerine karşı sorumlulukları ve çalışma hayatına katılımları hakkında yayımlanan görüşler bulunuyor. Söz konusu ifadeler, kadınların erkeklerle eşit olmadığı yönündeki değerlendirmeler nedeniyle farklı siyasi çevrelerden tepki aldı.

Vlaams Belang’dan sert açıklamalar
Vlaams Belang milletvekili Sam van Rooy, 24 Eylül 2026’da Belçika Federal Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada El Albani Camisi’nin internet sitesindeki ifadeleri eleştirdi. Kadınların eşlerine itaat etmesi, evde kalmasının esas kabul edilmesi ve çalışma hayatına katılımının belirli koşullara bağlanması gibi görüşleri örnek gösterdi.
Van Rooy, bu ifadelerin Belçika toplumunun eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığını savunarak caminin kapatılmasını istedi. Ancak konuşmasında eleştirilerini yalnızca El Albani Camisi ile sınırlı tutmadı; diğer camilere yönelik daha geniş kapsamlı önlemler alınmasını ve radikal olarak nitelendirdiği kişilerin ülkeden çıkarılmasını da savundu.
Bu yaklaşım, belirli bir kurumun yayımladığı görüşlere yönelik eleştirinin ötesine geçerek Belçika’daki Müslüman toplulukları da ilgilendiren daha geniş bir siyasi tartışmayı beraberinde getirdi.
Bakan Beenders: Kadın-erkek eşitliği temel ilkedir
Dönemin Eşit Fırsatlardan Sorumlu Federal Bakanı Rob Beenders, parlamentodaki yanıtında kadın ve erkek eşitliğinin Belçika toplumunun temel ilkelerinden biri olduğunu vurguladı. Kadınların haklarını ve özgürlüklerini sorgulayan, onları aşağı gören görüşleri kabul edilemez bulduğunu belirtti.
Bununla birlikte Beenders, toplumsal açıdan kabul edilemez bulunan bir görüşün hukuken suç oluşturup oluşturmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Gent Belediyesinin konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduğunu ve savcılığın olası suç unsurlarını araştırdığını açıkladı.
Bakan ayrıca, belirli kişilerin açıklamalarından hareketle bütün bir topluluğu suçlamanın doğru olmadığını savundu.
7 Ekim’de yeniden gündeme geldi
Sam van Rooy, 7 Ekim’de bu kez Adalet Bakanı Annelies Verlinden’e El Albani Camisi’nin kapatılması ve mevcut mevzuatın değiştirilmesi konusunda sorular yöneltti.
Verlinden, kadınları aşağılayan görüşleri kınarken caminin hukuki statüsüne ilişkin yetki ayrımını hatırlattı. El Albani’nin tanınmış bir yerel dini topluluk statüsünde olmadığını belirten bakan, bu tür toplulukların tanınması ve statülerinin geri alınması konusunda bölgesel yönetimlerin yetkili olduğunu ifade etti.
Dolayısıyla parlamentodaki kapatma çağrıları, kendi başına alınmış bir kapatma kararı anlamına gelmiyor.
Belediye soruşturması ve ruhsat süreci devam ediyor
Gent Belediyesinin resmî kayıtlarına göre, caminin internet sitesindeki ifadeler nedeniyle Eylül 2025’te suç duyurusunda bulunuldu ve savcılık soruşturma yürütüldüğünü bildirdi.
Belediye ayrıca binanın ticari alan olarak kayıtlı olmasına rağmen dini amaçla kullanılması ve tabela düzenlemeleri konusunda da işlem başlattı. Kullanım değişikliğini yasallaştırmaya yönelik başvurulardan ilki eksik bulundu. Temmuz 2026’da yapılan yeni başvuru hakkında ise belediye kayıtlarında henüz kesin bir karar yer almıyor.
Mevcut resmî bilgiler, caminin kapatıldığı veya ceza soruşturmasının kesin bir kararla sonuçlandığı yönünde doğrulanmış bir sonuç ortaya koymuyor.
Din özgürlüğü ve kadın hakları tartışması
El Albani Camisi tartışması, Belçika’da din özgürlüğü ile kadın-erkek eşitliğinin nasıl korunacağı sorusunu yeniden gündeme getirdi. Kadınların haklarını kısıtlayan görüşler eleştiriye açık olmakla birlikte, bir kurum hakkında alınacak hukuki tedbirlerin somut delillere, yürürlükteki mevzuata ve yetkili makamların kararlarına dayanması gerekiyor.
Müslüman topluluklar açısından da kadınların eşitliği ve haklarının korunması konusundaki tartışmaların, bütün Müslümanları aynı görüşlere sahipmiş gibi gösteren genellemelerden ayrılması önem taşıyor.
Belçika’daki süreçte bundan sonraki aşama, savcılık soruşturmasının sonucu ve Gent Belediyesinin binanın kullanımına ilişkin vereceği karar olacak.
Kaynaklar: Belçika Federal Parlamentosu tutanakları, Gent Belediyesi resmî kayıtları ve Belçika parlamentosundaki soru-cevap metinleri.
Nhaber.nl

57 dakika önce
9











Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·