Vitrin İnsanları

2 saat önce 14

 

Ahh şu vitrinciler ahh

Yatacak yeriniz yok

Son yıllarda Türk toplumunun içinde garip bir alışkanlık oluştu.

Birileri birilerini parlatıyor. Hem de öyle böyle değil… Sosyal medyada sürekli aynı yüzler, aynı fotoğraflar, aynı övgüler.

Bakıyorsunuz; sanki büyük işler yapılmış, büyük mücadeleler verilmiş, topluma yön veren insanlar ortaya çıkmış gibi bir hava oluşturuluyor.

Ama biraz geriye çekilip sakin bir gözle baktığınızda insanın aklına tek bir soru geliyor:

Peki bu insanlar ne yaptı?

Gerçekten soruyorum.

Hangi projeyi yürüttüler?

Hangi sorunu çözdüler?

Hangi gencin elinden tuttular?

Hangi kurumun yükünü omuzladılar?

Cevap çoğu zaman sessizlik oluyor.

Ama fotoğraflara bakarsanız bambaşka bir tablo var.

Her etkinlikte ön sıradalar.

Her karede merkezdeler.

Her paylaşımda sanki toplumun direğiymiş gibi sunuluyorlar.

Ne yazık ki son yıllarda ortaya çıkan şey katkı kültürü değil, vitrin kültürü.

Birileri topluma emek vermek yerine fotoğrafa girmeyi başarı sayıyor.

Birileri çalışmak yerine görünür olmayı tercih ediyor.

Birileri üretmek yerine etiketlenmeyi yeterli görüyor.

İşin bir de başka bir tarafı var.

Bazı eski kalemler var.

Yıllardır yazıyorlar. Tecrübeleri var. Ama nedense son zamanlarda kalemlerini bir çeşit sosyal medya vitrinine çevirmiş durumdalar.

Sürekli aynı isimler…

Sürekli aynı övgüler…

Sürekli aynı fotoğraflar…

Bakıyorsunuz; toplum içinde daha yeni görünmeye başlamış, henüz ortada bir emeği ya da ciddi bir katkısı olmayan kişiler bir anda “önemli isimler” gibi pazarlanıyor.

Yazılar yazılıyor.

Paylaşımlar yapılıyor.

Fotoğraflar dolaşıma sokuluyor.

Ama ortada yine aynı soru duruyor:

Peki katkı nerede?

Toplum dediğiniz şey fotoğraf karelerinden oluşmaz.

Toplum dediğiniz şey etiketlerle büyümez.

Toplum dediğiniz şey emekle, mücadeleyle ve sorumlulukla büyür.

Yıllardır derneklerde çalışan insanlar var.

Gençlerle uğraşan insanlar var.

Projeler yapan, yardım kampanyaları düzenleyen insanlar var.

Ama çoğu zaman o insanlar fotoğrafın kenarında kalır.

Çünkü onlar vitrin değil, iş yapar.

Belki de artık şu soruyu daha fazla sormanın zamanı gelmiştir:

Bir insanın değeri, kaç fotoğrafta göründüğüyle mi ölçülür…

Yoksa topluma bıraktığı iz ile mi?

Fotoğraflar geçicidir.

Etiketler unutulur.

Ama gerçek emek, er ya da geç kendini gösterir.

Vitrinler bir gün iner.

Gerçek olan kalır sevgili dostlar…

The post Vitrin İnsanları first appeared on Hollanda Haberleri.

Makalenin tamamını oku