Milyonlarca dolarlık geçiş ücreti gündemdeydi
Trump yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndan geçecek gemilerden taşıdıkları yükün değerinin yüzde 20'si oranında bir ücret alınmasını gündeme getirmişti.
Bu plana göre yaklaşık 2 milyon varil petrol taşıyan büyük bir tanker için geçiş maliyeti 32 milyon dolara kadar çıkabilecekti. Bu da varil başına yaklaşık 16 dolarlık ek maliyet anlamına geliyordu.
Öneri, uluslararası denizcilik sektöründe ve Avrupa ülkelerinde tepkiyle karşılandı. Alman denizcilik şirketi Hapag-Lloyd, uluslararası sularda geçiş için ücret talep edilmesini "temel olarak yanlış" olarak nitelendirdi.
Birleşmiş Milletler'e bağlı Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ve çeşitli Avrupa hükümetleri de uluslararası sularda serbest geçiş ilkesinin korunması gerektiğini savundu.
Ücret yerine ticaret anlaşmaları
Trump, Körfez ülkelerinin liderleriyle yapılan görüşmelerin ardından geçiş ücretinden vazgeçildiğini açıkladı.
ABD Başkanı, söz konusu gelir kaybının bölge ülkeleriyle yapılacak ticaret ve yatırım anlaşmalarıyla telafi edileceğini söyledi. Ancak anlaşmaların kapsamı veya mali büyüklüğüne ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.
Bu kararın ardından enerji piyasalarında ilk etapta rahatlama görüldü ve petrol fiyatlarındaki yükseliş ivmesi yavaşladı.
Bölgedeki gerilim fiyatları yükseltti
Buna rağmen Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik riskleri devam ediyor.
Son günlerde ticari gemilere yönelik saldırılar ve ABD'nin yeni askeri operasyon açıklamaları, petrol fiyatlarının kısa sürede varil başına yaklaşık 71 dolardan 85 doların üzerine çıkmasına yol açtı.
Avrupa'da akaryakıt fiyatlarının belirlenmesinde önemli bir gösterge olan Brent petrolü de birkaç gün içinde çift haneli oranlarda değer kazandı.
Uzmanlara göre boğaz çevresinde bekleyen yüzlerce geminin oluşturduğu yoğunluk, enerji tedarik zincirinde aksamalara neden olabilir. Bu durumun rafinerilerden limanlara kadar birçok noktada gecikmelere yol açabileceği belirtiliyor.
Tüketiciler üzerindeki etkisi ne olabilir?
Enerji fiyatlarındaki yükselişin, akaryakıt ve ulaşım maliyetleri başta olmak üzere günlük harcamalara yansımasından endişe ediliyor.
Piyasa uzmanları, petrol ve doğal gaz fiyatlarının yüksek seviyelerde kalmasının enflasyon üzerinde yeni baskılar oluşturabileceğini söylüyor. Bu durumun merkez bankalarının faiz politikalarını da etkileyebileceği değerlendiriliyor.
Analistler, özellikle enerji ithalatına bağımlı ülkelerin bu süreçten daha fazla etkilenebileceğine dikkat çekiyor.
Doğal gaz piyasasında endişe daha büyük
Uzmanlara göre risk yalnızca petrol piyasasıyla sınırlı değil.
Doğal gaz stoklarının birçok ülkede düşük seviyelerde bulunması nedeniyle, bölgedeki gerilimin gaz fiyatları üzerinde daha sert etkiler yaratabileceği ifade ediliyor. Enerji arzında yaşanabilecek yeni aksaklıkların özellikle kış aylarına yaklaşılırken fiyat baskısını artırmasından kaygı duyuluyor.
Belirsizlik sürüyor
Trump'ın geçiş ücretinden vazgeçmesi, enerji piyasalarında kısa vadeli bir rahatlama sağlasa da Hürmüz Boğazı çevresindeki jeopolitik gerilimler sona ermiş değil.
Uzmanlar, bölgede yaşanacak yeni gelişmelerin petrol ve doğal gaz fiyatlarında yeniden sert dalgalanmalara yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Bu nedenle tüketicilerin enerji maliyetleri üzerindeki baskının önümüzdeki dönemde de devam etmesi bekleniyor.

2 hafta önce
68













Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·