Cep telefonları akıllı olduklarından bu yana hayatımızın en önemli parçası oldu.
En küçüğünden en büyüğüne kadar tüm dünya insanları tarafından farklı şekil ve amaçlarla kullanılmaktadır.
İnternet dediğimiz sistem, öyle bir içine çekmiştir ki insanları, adeta onsuz adım atamaz, onsuz hesap yapamaz, onsuz uyuyamaz, uyanınca onsuz ilk kahvemizi içemez olduk.
1980 ve 1990’lı yıllarda öğrenciyken tek bilgi kaynağımız kitaplar ve kütüphanelerdi.
Bugün ki okuma alışkanlığının, kendi adıma temeli oralara dayanır. Dijital okumalar yerine hälã kitapları sayfalarını çevirerek, koklayarak okumayı severim.
Bir ilkokul mezunu, çarpım tablosunu, bugünün yapay zeka bağımlısı üniversitesi mezunlarından daha iyi bilirdi.
Çünkü, artık senin adına düşünen bir sistem var.
Senin düşünmene gerek bırakmıyor.
Aslında, kullanan kişiye bağlı olarak harika bir teknolojidir İnternet! Benim için bir üniversite, bir akademi olmuştur.
Dünyada ki tüm kütüphaneleri elinin altında bulursun.
Dünyada gidemediğin ülkelerin güzelliklerini görebilir, belgeselleri seyredebilirsin, kendini bilgi ile donatabilirsin.
Her ay bir üniversite bitirmiş duruma gelebilirsin.
Tabi ki, diğer taraftan sanal kumar gibi bir musibete bulaşıp hayatını bitire de bilirsin.
Bunun kontrolü senin elinde.
Bir de takipçi sayısına göre devasa paralar kazanan bir kesim var.
Fenomen veya influencer denilen kesimler.( Bunlarla ilgili ayrıca bir yazı yazacağım.)
Hiç bir beceri ve bilgileri olmadığı halde milyonlarca kişinin takip ettiği kesim.
Saçma sapan videolar çeken, takip edenin dahi neden takip ettiğini bilmediği takip edenin cebinde harçlığı yokken takip edilenin kısa sürede emeksiz aşırı zengin olduğu kesim.
Diğer taraftan, bir ilim ve bilim insanının bu devasa takipçi kitlesi yanında ufacık kaldığı bir zamandayız.
Ne tuhaf ve ne acı bir durum.
Gelelim sosyal medya görgüsüzlerine!
Tabi ki bu zümre içerisine, kendi ticari faaliyetlerinin reklamını abartısız yapanları kastetmiyorum.
Bu ticari faaliyetler legal olduğu müddetçe.
Veya seyahat ettiği yerleri tanıtma, yöresel yemek ve tadlarını abartmadan tanıtanları da kastetmiyorum.
Kastettiğim kişiler, zenginliklerini insanların gözüne sokan, kibirli, insanlara tepeden bakan görgüsüzlerdir.
Evlerini, arabalarını, yaptıkları güya hayırları ulu orta gösteriş malzemesi yapan cahiller kitlesidir bunlar.
Her gün yaptırdığı evini paylaşan birisinin amacı nedir?
Sadece egosunu tamindir.
Fakat, kendi egosunu tatmin ederken, bir çok sosyolojik problemlere yol açtığının farkında değildir veya umrunda değildir.
Bir çok aile içi sorunlara, aile içi kavgalara, boşanmalara, hatta cinayetlere dolaylı olarak sebep verdiğini bilmez veya umursamaz.
Onun var bizim neden yok anlayışı.
Bir de bunu her gün tekrarlarlar.
Aslında bunları sen böyle tanımazdın.
Mütevazı, alçak gönüllü bilirsin.
Ama, sosyal medya insanların gerçek yüzlerini de ortaya çıkarıyor.
Kendini böyle gösterenlerin aslında iç dünyaları hiç böyle değildir.
Kendilerini değersiz görüp ilgi çekmek isterler. Ciddi psikolojik problemleri olanlardır bunlar.
Topluma kendilerini böyle gösterip ilgi toplayıp egolarını tatmin ederler.
Aslında kãmil insan hangi durumda olursa olsun mütevazı olmalıdır.
Bir ağacın meyvesi çok olursa dalları boynunu eğer, ama meyvesi yoksa, kendini dik duruşlu görür ama
aslında içi boştur.
Bir işe yaramaz, gölgesi bile olmaz.
Gösteriş hastalığı, insanı Allah’tan, imandan uzaklaştırır.
Ahiret düşüncesinden uzaklaştırır.
Dünya malı ve şatafatı tüm benliğini kaplar, Allah’ın hiç sevmediği ve şeytan özelliği olan kibirli olmayı hayatının merkezine koyar.
Ìnsanlara tepeden bakmayı bir övünç kaynağı görür.
Bir yardım yapıyorsa, bunu sadece şahsi menfaati için yapar.
Peki! Kur’an bu duruma sessiz kalır mı,
Asla.
Hümeze suresi tam bu insanları tarif eder.
Bu insanların bu özelliklerinin cehenneme gitme sebebi olduğunu ifade eder.
” Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi adet edinen herkesin vay haline!
O ki mal toplamış ve onu sayıp durmuştur.
O malının kendisini ebedi kılacağını zanneder.
Hayır! Andolsun ki o, Hutame’ye atılacaktır.
Hutame nedir? Sen ne bilirsin?
Allah’ın tutuşturulmuş, yandıkça tırmanan, kalplerin ta üstüne çıkan ateştir.
Onlar bu ateşin içinde uzatılmıştır sütunlara bağlanmışlar ve o vaziyette o ateş üzerlerine kapatılmıştır.”
Allah muhafaza etsin kibirli olmaktan.( Amin)
Allah’a Emanet Olun.
Bayram Tan
The post SOSYAL MEDYA GÖRGÜSÜZLÜĞÛ first appeared on Hollanda Haberleri.

9 saat önce
47











Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·