Sessiz Nesiller Yetiştiriyoruz

2 hafta önce 4

 

 

Son yıllarda sıkça duyuyorum:

“Çocuğum üç dil konuşuyor.”

 

Kulağa modern, vizyoner ve gurur verici geliyor.

Ancak sahaya indiğinizde, bu cümlenin çoğu zaman gerçeği yansıtmadığını görüyorsunuz.

 

Çünkü birçok çocuk aslında hiçbir dili derinlemesine bilmiyor.

 

Evde yarım bir anadil, okulda zoraki bir ikinci dil, kurslarda yüzeysel bir üçüncü dil…

Ortaya çıkan şey çok dillilik değil; ifade yoksunluğu.

 

Dil Kaybı, Kelime Kaybından Fazlasıdır

 

Anadil, düşüncenin evidir.

Duygunun cümleye döküldüğü yerdir.

İnsanın kendini var ettiği ilk alandır.

 

Anadili zayıf olan bir çocuk, düşüncesini netleştiremez.

Düşüncesini netleştiremeyen bir çocuk ise ne ikinci dili ne de üçüncü dili gerçekten “iyi” konuşabilir.

 

Acı ama gerçek:

Kelime hazinesi dar olanın dünyası da dardır.

 

Bu çocuklar konuşur ama anlatamaz.

Dinler ama kavrayamaz.

Yazar ama derinleşemez.

 

“Karışmasın” Diye Susturulan Bir Dil

 

En büyük yanılgı şudur:

“Evde anadil konuşmayalım, okul dili karışmasın.”

 

Bu, iyi niyetli ama sonuçları ağır bir tercihtir.

Çünkü dil karışmaz; zihin körelir.

 

Anadilini sağlam öğrenen çocuk, ikinci dili daha hızlı ve kalıcı öğrenir.

Bu artık bir kanaat değil, bilimsel bir gerçekliktir.

 

Buna rağmen anadili geri plana itiyor, hatta bazı evlerde bilinçli olarak susturuyoruz.

Sonra da şaşırıyoruz:

 

“Çocuğum kendini ifade edemiyor.”

“Okuduğunu anlamıyor.”

“Üçüncü dili hiç ilerlemedi.”

 

İlerlemez.

Çünkü kök yoksa gelişme de yoktur.

 

Dil Kaybı, Kimlik Kaybıdır

 

Dil yalnızca iletişim aracı değildir.

Aidiyet, güven ve özgüvendir.

 

Anadilinden koparılan çocuk, iki kültür arasında sıkışır.

Hiçbir yere tam olarak ait hissedemez.

Bu durum akademik başarıyı da, sosyal duruşu da doğrudan etkiler.

 

Üç dil konuşsa bile, hiçbirinde tam olarak kendisi olamaz.

 

Net Bir Gerçekle Yüzleşmeliyiz

 

Bu noktada süslemeye gerek yok.

 

Anadilini iyi bilmeyen birinin ikinci ve üçüncü dili iyi bilmesi istisnadır.

Toplumlar ise istisnalarla değil, sağlam temellerle ayakta kalır.

 

Çocuklara gerçek bir iyilik yapmak istiyorsak,

onları çok dilli etiketlerle değil, güçlü bir anadil bilinciyle hayata hazırlamalıyız.

 

Aksi hâlde daha çok dil bilen değil, daha az ifade edebilen, daha sessiz nesiller yetiştirmeye devam ederiz.

The post Sessiz Nesiller Yetiştiriyoruz first appeared on Hollanda Haberleri.

Makalenin tamamını oku