Bir çocuğun sabırlı olması, “iyi huylu” olmasından değil;
beyninde gelişen bir beceriden kaynaklanır.
Sabır; haz erteleme becerisiyle yakından ilişkilidir.
Çocuk, istediği her şeye anında ulaşmadığında dünyası yıkılmaz.
Aksine, beklemeyi öğrendikçe iç dünyası güçlenir.
Nörobilim bize şunu söylüyor:
Haz erteleme becerisi, beynin ön bölgesini (prefrontal korteks) aktive eder.
Bu alan; karar verme, dürtü kontrolü ve duygusal dengeyle ilgilidir.
Beklemeyi öğrenen çocukta serotonin sistemi daha sağlıklı çalışır.
Serotonin arttıkça çocuk daha sakin, daha
dengeli ve daha güvende hisseder.
İstediği her şey hemen karşılanan çocukta ise,
dopamin kısa süreli hazlar yaratır;
ama ardından huzursuzluk ve doyumsuzluk gelir.
Bu çocuklar çabuk sıkılır, kolay öfkelenir, beklemeye tahammül edemez.
Sabır, çocuğa ceza ile değil;
şefkatle konulan sınırlarla öğretilir.
“Şimdi olmaz” cümlesi, sevgiyle söylendiğinde
çocuğun sinir sistemini sakinleştirir.
Çocuk, dünyanın güvenilir bir yer olduğunu öğrenir.
Ebeveynin görevi, çocuğu her an mutlu etmek ,her isteğini yerine getirmek değil;
onu hayata hazırlamaktır.
Hayat beklemeyi, tahammül etmeyi ve vazgeçebilmeyi gerektirir.
Sabır, sevgiyle konulan sınırlarla büyür.
Sabırla büyüyen çocuk,
yalnızca beklemeyi değil;
kendine güvenmeyi, iç huzuru ve dayanıklılığı da öğrenir.
Ve unutmayalım:
Sabır, çocuğun karakteri değil;
ebeveynin ilişki kurma biçiminin bir yansımasıdır.
Gönüllere dokunan satırlarda buluşmak dileğiyle,
Uzm.Psikolog & Aile Danışmanı
Rukiye Sultan Gür
The post Sabır: Çocuğun Beyninde İnşa Edilen Bir Güç first appeared on Hollanda Haberleri.

3 gün önce
3













Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·