Fransa’nın başkenti Paris’te Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünün tesisine ilişkin konferans düzenlendi.
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, konferansın ardından Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
Son saatlerdeki gelişmelere işaret eden Meloni, “Hürmüz’ün yeniden açılması, mevcut kritik sorunları ele almak ve Orta Doğu çatışmasına yönelik herhangi bir çözümün temel unsurlarından birini inşa etmek anlamına geliyor.” dedi.
“İtalya, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliği için deniz unsurları göndermeye hazır”
Başbakan Meloni, Avrupa Birliği (AB) Konseyi, Kızıldeniz’de seyrüsefer serbestisini korumaya yönelik başlattığı Aspides ve Kızıldeniz ile Batı Hint Okyanusu’nda korsanlıkla mücadele faaliyetlerinde bulunan Atalanta misyonlarını hatırlatarak, “İtalya, anayasal kurallarımız çerçevesinde gerekli parlamento yetkisi temelinde kendi deniz unsurlarını tahsis etmeye hazır. Bu, Aspides ve Atalanta misyonlarıyla uyumlu bir taahhüttür. Ulusal düzeyde önemli bir planlama çalışmasını sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Meloni, “sadece çatışmalar sona erdiğinde, tüm bölgesel ve uluslararası aktörlerle koordinasyon içinde ve tamamen savunma amaçlı olacak şekilde” Hürmüz Boğazı’na deniz unsurları göndermeye başlayabileceklerini belirterek, bu taahhütlerinin, parlamento onayından geçmesine bağlı ve yalnızca seyrüsefer özgürlüğünün savunulması için olduğunu vurguladı.
Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer özgürlüğünün, İtalya, Avrupa ve genel olarak uluslararası toplum için kesinlikle merkezi bir mesele olduğunun altını çizen Meloni, şunları kaydetti:
“Burada söz konusu olan, uluslararası hukukun temel bir ilkesini savunmaktır. Bu ilke Hürmüz için olduğu kadar, küresel tedarik zincirlerinin bağlı olduğu diğer tüm geçiş noktaları için de geçerlidir. Ancak bu aynı zamanda son derece büyük ekonomik öneme sahip bir meseledir. Bilindiği üzere dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz tüketiminin yaklaşık yüzde 20’si Hürmüz Boğazı’ndan geçmektedir. Ancak sadece bu değil. Sıklıkla gübrelerden de söz edilir. Bu da özellikle kırılgan bölgelerde milyonlarca insanın gıda güvenliğini ilgilendiren temel bir konudur.”
İtalya Başbakanı, İran’ın nükleer programından da vazgeçmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

İngiltere ve Fransa “şartlar el verdiğinde” Hürmüz’de güvenliği sağlayacak çok uluslu misyonu yönetecek
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, şartlar el verdiği anda Fransa ile Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünü sağlayacak çok uluslu misyonu yöneteceklerini bildirdi.
Starmer, toplantıya katılan liderlerle düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Toplantıda 49 ülkeden temsilcinin yer aldığını kaydeden Starmer, Hürmüz Boğazı’nın tamamen açık olmasının, fiyatların düşmesi ve küresel ekonomik etkiyi durdurmak için gerekli olduğunun altını çizdi.
Hürmüz Boğazı’nın açılacağına dair kararın, kendileri toplantıdayken açıklandığını ve bundan memnuniyet duyduklarını belirten Starmer, “Ancak bunun kalıcı ve işler bir süreç olduğuna emin olmak zorundayız.” diye konuştu.
ABD/İsrail ve İran’a atıfta bulunarak, ateşkes sonrası süreçte oynanacak rolü belirlemek için uluslararası aktörleri bir araya getirdiklerini söyleyen Starmer, üç alanda atılacak adımların önemli olduğunu ifade etti.
Starmer, bunların başında Hürmüz Boğazı’nın açık kalması koşuluyla barış için diplomatik baskının geldiğini belirterek, “Bu konuda bugünkü toplantıya katılan ülkeler arasında birlik vardı.” dedi.
Boğazın kapalı kalmasının sonucunda ortaya çıkan ekonomik şokun yönetilmesinin de ikinci adım olduğunu kaydeden Starmer, “Şartlar el verdiği sürece enerji güvenliğine, gıda güvenliğine ve deniz ticaretinin devamı için sektöre desteği sürdürmeliyiz.” ifadesini kullandı.
Üçüncü olarak da bölgedeki seyrüsefer özgürlüğünün korunması için askeri planlama yapılması gerektiğine işaret eden Starmer, “İngiltere ve Fransa, şartlar el verdiği anda seyrüsefer özgürlüğünü sağlayacak çok uluslu misyonu yönetecek.” diye konuştu.
Starmer, bu misyonun ticari taşımacılık ve mayın temizleme çalışmalarına destek veren barışçıl ve savunma amaçlı olacağını vurgulayarak, “Küresel ticaretin rahatça devam etmesinde çıkarı olan tüm milletleri bize katılmaya çağırıyoruz. Bazıları zaten katkı sunmaya hazır olduğunu bildirdi. Gelecek hafta Londra’da askeri planlama konferansı yapacak ve misyonun detaylarını açıklayacağız.” dedi.
Hürmüz Boğazı’nın açılmasının küresel bir gereklilik ve sorumluluk olduğuna dikkati çeken Starmer, “Küresel enerjinin ve ticaretin özgürce akışını sağlamak için harekete geçmek zorundayız. Vatandaşlarımız barış ve istikrar ortamına dönüş istiyor. Bunun için görevimizi yerine getireceğiz.” ifadelerini kullandı.
Macron: “Hürmüz Boğazı’nın tamamen, derhal ve koşulsuz olarak yeniden açılmasını talep ediyoruz”
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer, konferansa eş başkanlık etti.
Ortak basın toplantısında konuşan Macron, “Bu toplantının amacı Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasıydı. Bölgede yaşanan savaş bağlamında, İran tarafından başlatılan Hürmüz Boğazı’nda (trafiğin) engellenmesinin, dünya genelinde ciddi sonuçları var.” ifadelerini kullandı.Macron, bu sonuçların hem bölge ülkelerinde hem de dünya ekonomisinde hissedildiğine işaret ederek, bölgedeki son gelişmelerin cesaret verici olduğunu ancak ihtiyatlı bir yaklaşım sergileyeceklerini dile getirdi.
İran ve ABD arasındaki ateşkesi memnuniyetle karşıladıklarını vurgulayan Macron, “Lübnan’la ilgili yakın zamanda duyurulan ateşkesi de memnuniyetle karşılıyoruz, buna pratikte de uyulması gerekiyor. Ayrıca bu ateşkesin karşılığında, İran tarafından karar verilen Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz.” diye konuştu.
Macron, İran makamlarının Boğaz’ın yeniden açılmasını, kendi belirlediği güzergaha şartlandırmasına ve ABD’nin İran gemilerine yönelik ablukasına rağmen son gelişmelerin doğru yönde ilerlendiğine işaret ettiğini ve bugün Paris’teki konferansta “Orta Doğu’daki savaştan uzak olan bağımsız devletler grubunun” sade bir mesajı olduğunu aktardı.
Fransa Cumhurbaşkanı, şöyle devam etti:
“Tüm taraflardan, Hürmüz Boğazı’nın tamamen, derhal ve koşulsuz olarak yeniden açılmasını talep ediyoruz. Savaştan önce geçerli olan serbest geçiş koşullarının yeniden sağlanmasını ve deniz hukukuna tamamen saygı duyulmasını talep ediyoruz. Hürmüz Boğazı’nı özelleştirme girişimi anlamına gelebilecek her türlü kısıtlamaya, sözleşme rejimine ve elbette (geçiş) ücreti sistemine karşıyız.”
Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinin yeniden sağlanması için sigorta şirketlerinden gemi sahiplerine tüm kesimlerle işbirliği içinde olduklarını vurgulayan Macron, Basra Körfezi’nde mahsur kalan gemiler için de Uluslararası Denizcilik Örgütünün (IMO) tavsiyelerini desteklediklerini belirtti.
Bu kapsamda Macron, İngiltere ile Körfez’den geçen ticari gemilere eşlik etmek ve onların güvenliğini sağlamak için “tarafsız, savaşan taraflardan ayrı” bir misyonun hayata geçirilmesini hızlandırmak için çalışacaklarını yineledi.
Gelecek haftadan itibaren Londra’da da bu misyonun planlamasına ilişkin bir konferans yapılacağını duyuran Macron, bu sürecin, İran ile diplomatik çabalar ve gerilimi azaltma çalışmaları ve sıkı ABD-İsrail işbirliği ile yürütüleceğini kaydetti.
Macron, Fransa’nın bölgedeki müttefiklerini ve Fransız vatandaşlarını korumak ve her türlü duruma hazırlıklı olmak için halihazırda Doğu Akdeniz’e ve Kızıldeniz’e askeri varlıklar konuşlandırdıklarını hatırlattı. Bu varlıkların bir kısmının Hürmüz Boğazı misyonu için yönlendirileceğini bildiren Macron, “Bugünün mesajı, umut, hazırlık ve birlik mesajıdır.” dedi.
“Avrupalılar, Körfez ülkelerinin, Asya’nın, Afrika kıtasının, Latin Amerika’nın ve Pasifik’in yanındadır.” diyen Macron, ortak gayelerinin uluslararası hukuka ve seyrüsefer özgürlüğüne saygı gösterilmesini sağlamak olduğunu bir kez daha vurguladı.
Almanya Başbakanı, İran-ABD çatışmasının transatlantik ilişkilerde “stres testine” dönüşmemesini istedi
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Paris’te düzenlenen uluslararası konferansın ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Katılımcı ülkeler arasında Orta Doğu’daki duruma ilişkin güçlü bir görüş birliği bulunduğunu ifade eden Merz, “Yükselen enerji fiyatları mümkün olduğunca çabuk tekrar düşmelidir ve bu savaş transatlantik bir stres testi haline gelmemelidir.” dedi.
Merz, gelişmelerden bazı sonuçlar çıkarılması gerektiğini çünkü bunun herkesi ilgilendirdiğini belirterek, “Eğer kendimize koyduğumuz bu hedef başarısız olursa, büyük, çok boyutlu bir küresel kriz tehdidi ortaya çıkar.” diye konuştu.
İran ile yaşanan çatışmanın küresel bir krize dönüşmemesi için diplomatik çabaların hızlandırılması gerektiğini vurgulayan Merz, ABD ile İran arasında hızlı bir uzlaşı sağlanmasına destek verdiklerini açıkladı.
Merz, İran’ın nükleer programını sonlandırmasının, İsrail ve Körfez ülkelerine yönelik saldırıların durdurulmasının ve Hürmüz Boğazı’nda serbest deniz trafiğinin yeniden sağlanmasının önemine dikkati çekti.
İsrail ile Lübnan arasında doğrudan barış görüşmelerinin başlamasını memnuniyetle karşıladıklarını kaydeden Merz, Hizbullah’ın silah bırakması ve İsrail’in de kalıcı barışa katkı sunması gerektiğini dile getirdi.
Merz, ABD’nin ateşkesin sağlanmasına yönelik çabalarına takdir ederek, Londra’da yapılacak konferans öncesinde Hürmüz Boğazı’nda deniz güvenliğinin sağlanmasına katkı sunmaya hazır olduklarını bildirdi.
Uygun bir uluslararası hukuki zemin oluşması halinde Alman ordusunun uluslararası bir operasyona katılabileceğini vurgulayan Merz, söz konusu katkının mayın temizleme ve deniz keşif faaliyetlerini içerebileceğini ifade etti.
AA
Sonrası Paris’te Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünün tesisine ilişkin konferans düzenlendi Gazeteci ilk ortaya çıktı.

5 saat önce
47












Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·