Yemen’deki Husiler geçtiğimiz hafta Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na birden fazla saldırı düzenledi.
Cumartesi günü gerçekleştirilen en ağır saldırıda 13 kişi hayatını kaybederken, 300’den fazla kişi yaralandı. Pazar günü düzenlenen bir başka saldırıda ise bir kişi daha yaşamını yitirdi.
Günde yaklaşık 800 uçuşun gerçekleştirildiği havalimanına yönelik saldırılar, Suudi Arabistan’da son on yılı aşkın sürenin en ölümcül saldırıları arasında gösteriliyor. Peki, Orta Doğu'da neler oluyor? İşte kısaca 5 soru ve 5 cavap..
1. Husilerin Riyad Havalimanı’na saldırıları ne anlama geliyor?
Saldırılar, Orta Doğu’daki savaşın daha geniş bir bölgeye yayılabileceğini gösteriyor. Suudi Arabistan yönetimi, saldırılara sert karşılık vereceğini açıkladı.
Gerilimin arkasında Yemen’deki toprak mücadelesi bulunuyor. Husiler, eylül ayında Kızıldeniz kıyısındaki Moha liman kentini ve Babülmendep Boğazı’ndaki stratejik Perim Adası’nı ele geçirdi.
Bunun üzerine Suudi Arabistan ve Yemen hükümet güçleri karşı operasyon başlattı. Yemen hükümeti boğazın kontrolünü yeniden sağladığını duyursa da çatışmalar sürüyor. Husiler ise Riyad’a yönelik saldırılarını bu operasyonlara karşı misilleme olarak nitelendiriyor.
2. Suudi Arabistan neden Yemen hükümetini destekliyor?
Suudi Arabistan, Yemen’in kuzeyinde geniş bölgeleri kontrol eden Husileri uzun yıllardır kendi güvenliğine yönelik tehdit olarak görüyor. Husiler daha önce de Suudi Arabistan topraklarına füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenledi.
Çatışmanın bir diğer boyutunu İran ile Suudi Arabistan arasındaki bölgesel güç mücadelesi oluşturuyor. İran, Husilere uzun yıllardır silah ve füze teknolojisi desteği sağlıyor. Husiler de ABD, İsrail ve Suudi Arabistan’a karşı İran ile benzer bir çizgide hareket ediyor.
Suudi Arabistan ise 2015 yılından bu yana uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetini destekliyor.
Özellikle Babülmendep Boğazı’nın kontrolü, petrol ihracatı ve uluslararası ticaret açısından Riyad yönetimi için büyük önem taşıyor.
3. Husilerin asıl amacı ne?
Husilerin öncelikli hedefi, Yemen’de kontrol ettikleri bölgeleri korumak ve siyasi-askeri güçlerini artırmak. Bunun yanında Suudi Arabistan ve ABD karşısında bölgesel bir güç olarak kabul görmek istiyorlar.
Son yıllarda füze ve insansız hava aracı teknolojilerini geliştiren Husiler, Suudi Arabistan’ın Patriot hava savunma sistemlerini aşabilecek saldırılar gerçekleştirebildiklerini göstermeye çalışıyor.
Riyad’daki havalimanının hedef alınması da Husilerin yalnızca Yemen içerisinde değil, komşu ülkelerin kritik altyapılarına karşı da tehdit oluşturabildiğini ortaya koyuyor.
Husiler bir yandan Suudi Arabistan’a füze ve insansız hava araçlarıyla saldırırken diğer yandan Yemen hükümet güçleriyle çatışmaya devam ediyor.
4. Bundan sonra ne olacak, ABD savaşa katılacak mı?
Bölgede çatışmaların kısa sürede sona ereceğine ilişkin güçlü bir işaret bulunmuyor. Suudi Arabistan, Husilere ağır karşılık vereceğini açıklarken Yemen’deki Husi hedeflerine yönelik saldırılarını sürdürüyor.
Husiler ise Suudi Arabistan’daki havalimanlarını ve diğer kritik altyapıları yeniden hedef almakla tehdit ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan’a askeri destek sağlama ihtimalini dışlamadı. Washington yönetimi ayrıca Orta Doğu’ya ilave savaş gemileri ve asker gönderdi.
Ancak Trump yönetiminin geniş çaplı yeni bir askeri operasyona temkinli yaklaştığı belirtiliyor. İran’la devam eden savaşın ABD kamuoyunda tepki görmesi ve yaklaşan ara seçimler, Washington’un kararlarını etkileyebilecek unsurlar arasında yer alıyor.
5. Bu çatışmalar Orta Doğu’yu ve dünya ekonomisini nasıl etkileyebilir?
Yemen’deki çatışmalar, ABD, İsrail ve İran arasındaki savaşın bölgedeki diğer ülkelere yayılma riskini artırıyor.
İran, ABD ve İsrail saldırılarına rağmen bölgedeki etkisini tamamen kaybetmiş değil. Husiler gibi müttefikleri aracılığıyla önemli ticaret yolları ve ABD’nin bölgesel ortakları üzerinde baskı oluşturabiliyor. En büyük ekonomik risklerden biri ise deniz taşımacılığında yaşanabilecek yeni aksamalar.
Kızıldeniz’i Aden Körfezi’ne bağlayan Babülmendep Boğazı, dünya ticareti ve petrol taşımacılığı açısından kritik öneme sahip.
Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin de aksadığı bir dönemde Babülmendep’te yaşanabilecek yeni kesintiler, petrol fiyatlarının yükselmesine ve uluslararası taşımacılık maliyetlerinin artmasına neden olabilir.
Uzmanlara göre Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki çatışmaların büyümesi, yalnızca Orta Doğu’nun güvenliğini değil, Avrupa dahil dünya ekonomisini de olumsuz etkileyebilir.

2 gün önce
49











Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·