Mutluluk Evde Başlar: Aile İçi İletişimin Gücü

4 gün önce 46

 

Modern yaşamın yoğun temposu içinde birçok insan mutluluğu dışarıda arıyor. Daha iyi bir iş, daha büyük bir ev, daha fazla maddi imkân veya daha fazla başarı… Oysa gerçek mutluluğun temelleri çoğu zaman evimizin içinde, ailemizle kurduğumuz ilişkilerde saklıdır.

 

Aile, bireyin kendini ait hissettiği ilk sosyal ortamdır. Bir çocuğun dünyaya, insanlara ve kendisine dair geliştirdiği ilk düşünceler aile içinde şekillenir.

 

Aynı şekilde yetişkinler için de aile, günün yorgunluğunun ardından sığınılan en önemli limandır. Ancak bu limanın huzurlu olması, aile bireylerinin birbirleriyle kurduğu iletişime bağlıdır.

 

İletişim sadece konuşmak değildir. Bazen eşinizin gözlerindeki yorgunluğu fark etmek, bazen çocuğunuzun sessizliğinin altında yatan duyguları anlayabilmek de iletişimin bir parçasıdır.

 

Birbirimizi gerçekten dinleyebilmek, anlamaya çalışmak ve duygularımıza değer vermek aile içindeki mutluluğun temel taşlarıdır.

 

Günümüzde teknolojinin hayatımızdaki yeri her geçen gün artıyor. Aynı evin içinde yaşayan insanlar bazen saatlerce telefonlarına, tabletlerine veya televizyona odaklanırken birbirlerine ayıracak zaman bulamıyorlar.

 

Oysa aile bağlarını güçlendiren şey büyük organizasyonlar değil, günlük yaşamın içindeki küçük paylaşımlardır.

 

Birlikte içilen bir fincan çay, akşam yemeğinde yapılan kısa bir sohbet, günün nasıl geçtiğini sormak veya birlikte yürüyüş yapmak bile aile bireyleri arasındaki bağı güçlendirebilir.

 

Eşler arasındaki iletişim ise ailenin temel direklerinden biridir. Bir evde sevgi kadar saygının da var olması gerekir.

 

Her birey anlaşılmak, değer görmek ve kabul edilmek ister. Eşlerin birbirlerini eleştirmek yerine anlamaya çalışmaları, sorunları suçlayarak değil konuşarak çözmeye çalışmaları aile içindeki huzuru artırır.

 

Çünkü çocuklar anne ve babalarının söylediklerinden çok, birbirlerine nasıl davrandıklarını örnek alırlar.

 

Çocuklar için güvenli bir aile ortamı, duygusal gelişimin en önemli desteklerinden biridir. Kendini dinlenmiş hisseden bir çocuk, duygularını daha rahat ifade eder.

 

Hata yaptığında aşağılanmak yerine yönlendirilen çocuk, özgüven geliştirebilir. Sevildiğini hisseden çocuk ise gelecekte daha sağlıklı ilişkiler kurma eğiliminde olur.

 

Mutlu aileler hiç tartışmayan aileler değildir. Her aile zaman zaman anlaşmazlıklar yaşayabilir. Önemli olan sorunların nasıl çözüldüğüdür.

 

Kırıcı sözler yerine yapıcı bir dil kullanmak, öfkeyle konuşmak yerine sakinleşmeyi beklemek ve karşı tarafın bakış açısını anlamaya çalışmak aile içindeki güven duygusunu korur.

 

Bazen insanlar sevdiklerine karşı en sert davranışları gösterebilirler. Çünkü onların her zaman yanlarında olacağını düşünürler. Oysa aile ilişkileri de emek ister.

 

Bir teşekkür, bir özür, bir takdir cümlesi veya samimi bir sarılma ilişkileri güçlendiren küçük ama değerli adımlardır.

 

Unutmamalıyız ki çocuklarımızın geleceğe dair en önemli öğrenmeleri aile içinde gerçekleşir. Saygıyı, sevgiyi, empatiyi, paylaşmayı ve iletişim kurmayı önce evlerinde görürler.

 

Bu nedenle çocuklarımıza bırakabileceğimiz en kıymetli miraslardan biri maddi değerler değil, sevginin ve anlayışın hâkim olduğu bir aile ortamıdır.

 

Mutluluk mükemmel bir aileye sahip olmak değildir. Mutluluk; eksiklerimize rağmen birbirimizi anlamaya çalışabilmek, zor zamanlarda birbirimize destek olabilmek ve aynı sofrada sevgiyle bir araya gelebilmektir.

 

Çünkü güçlü ailelerin temelinde güçlü iletişim vardır.

Güçlü iletişimin olduğu yerde ise huzur, güven ve mutluluk yeşermeye devam eder.

Uzm. Psikolog & Sosyal Hizmet Uzmanı

Aile – Çift Danışmanı

Rukiye Sultan Gür

 

 

 

 

 

 

 

The post Mutluluk Evde Başlar: Aile İçi İletişimin Gücü first appeared on Hollanda Haberleri.

Makalenin tamamını oku