Tüzel kişi sıfatıyla Lafarge ile firmanın 4 eski yöneticisi de dahil 8 kişinin “terör örgütünü finanse etmekten” Kasım-Aralık 2025’te yargılandığı davada, Paris Ceza Mahkemesi kararını 13 Nisan’da açıklayacak.
Davanın önemli sivil tarafları arasındaki sivil toplum kuruluşları (STK), firmaya yöneltilen suçlamaların ciddiyetine uygun bir karar çıkmasını ve savaş alanındaki firmaların cezai sorumlulukları olduğunun kabul edilmesini beklediklerini aktardı.
Uluslararası yolsuzlukla mücadele eden sivil toplum kuruluşu Sherpa ve Berlin merkezli Avrupa Anayasa ve İnsan Hakları Merkezi (ECCHR) davanın sivil tarafları arasında yer alıyor.
Sherpa üyesi Anna Kiefer ve ECCHR bünyesinde Firmalar ve İnsan Hakları Birimi Eş Müdürü Cannelle Lavite, Lafarge hakkındaki tarihi davaya ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Kiefer, Lafarge’a yöneltilen suçlamaların ciddiyetine uygun bir karar beklediklerini dile getirerek dava kapsamında Suriye’de terör örgütü DEAŞ dahil 3 farklı gruba aktarılan 4,7 milyon avronun söz konusu olduğunun altını çizdi.
“Bunlar, Fransız yargısı tarafından şimdiye kadar incelenen en yüksek terör finansmanı meblağları.” diyen Kiefer, bu meblağların Lafarge’ın bölgedeki faaliyetlerini sürdürmeyi hedeflediğini ve firmanın Suriye’deki çalışanlarının hayatlarının hiçe sayılarak yapıldığını belirtti.
Kiefer, “Bu kararın yurt dışında faaliyetleri olan ve faaliyetleriyle insan hakları ihlallerine katkı sağlayabilecek çok uluslu Fransız şirketlerine ciddi bir mesaj göndermesini umuyoruz.” değerlendirmesinde bulunarak, ilk defa bir Fransız şirketinin terör örgütünü finanse etmekten yargılandığını ve tarihi bir karar beklediklerini ifade etti.
Firmaların “tarafsız” aktörler olmadığını ve savaşlara katkı sağlayabildiğine dikkati çeken Anna Kiefer, uzun bir süre bu tür suçlamalar için yargılanabilmelerinin akıllara gelmediğini anlattı.
“Bu iddia büyük ölçüde çürütüldü”
“Bu iddia büyük ölçüde çürütüldü”
ECCHR bünyesinde Firmalar ve İnsan Hakları Birimi Eş Müdürü Lavite, Lafarge’la ilgili dosyanın, ekonomik aktörlerin ve çokuluslu şirketlerin çatışmalar sırasında uluslararası suçlara nasıl katkı sağlayabileceğini ortaya koyduğunun altını çizdi.
Lafarge hakkındaki insanlığa karşı suçlara ortaklık etme suçlamasıyla yürütülen bir diğer soruşturmaya da değinen Lavite, bu adli sürecin önemini vurguladı.
Cannelle Lavite, Lafarge hakkında insanlığa karşı suça ortaklıktan başlatılan soruşturmanın dünyada bir ilk olduğuna dikkati çekerek emsal teşkil eden bu durumun firma hakkında bir mahkumiyet kararıyla pekiştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Dava sürecinde sanıkların kendilerine isnat edilen suçları kabul etmemesinin hayal kırıklığına uğrattığını aktaran Lavite, sanıkların suçu başkasının üzerine atmaya çalıştığını söyledi.
Lavite, “Tanıklık etmeye gelen Suriyeli eski çalışanların cesareti sayesinde, bu iddia büyük ölçüde çürütüldü.” diyerek eğer yaşananlardan bir ders çıkarılmazsa, başka bir firmanın da sivil halkın ve çalışanlarının hayatını hiçe sayarak aynı kararı alması riski olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Paris Ceza Mahkemesinin 13 Nisan’da vereceği karar hakkında Lavite, “Umarız bir mahkumiyet, diğer firmalara da adli tedbirler dahil risk tedbirleri alması ve bazı kırmızı çizgileri aşmaması için ilham olur.” ifadelerini kullandı.
AA, Lafarge’ın DEAŞ’ı finanse ettiğini kanıtlayan belgeleri yayımlamıştı
Sonrası Lafarge davasında sivil taraf, firmaya yöneltilen suçlamaların ciddiyetine uygun karar çıkmasını istiyor Gazeteci ilk ortaya çıktı.

1 hafta önce
114














Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·