Hollanda'da Marechaussee Baskınıyla Sarsılan Türk Girişimci: “Öleceğimi Sandım”

1 hafta önce 55

Hollanda'nın Beverwijk kentinde faaliyet gösteren Automotive IJmond adlı oto servis işletmesinin sahibi 43 yaşındaki Celil Er, geçen ay iş yerine düzenlenen operasyonun ardından hem maddi zarar gördüğünü hem de psikolojik olarak zor günler yaşadığını belirtti.

21 Haziran'da Kraliyet Marechaussee birlikleri ve polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen baskında kapıların kırıldığı, iş yerinin arandığı ve Celil Er'in yere yatırılarak etkisiz hale getirildiği bildirildi.

Er, yaşadıklarını anlatırken, "O an bunların soyguncu olduğunu düşündüm. Öleceğimi sandım" ifadelerini kullandı.

Olaydan günler önce gelen şüpheli araç

Celil Er'in anlatımına göre baskından birkaç gün önce akşam saatlerinde bir minibüs iş yerinin önüne geldi. Araçtan inen iki kişi adres sorduktan sonra yanlış yerde olduklarını söyleyerek bölgeden ayrıldı.

O dönem bu olaya herhangi bir anlam yüklemediğini belirten Er, baskının ardından güvenlik güçlerinin bu araçla bağlantılı bir ihbar üzerine harekete geçmiş olabileceğini düşündüğünü söyledi.

“Terör operasyonu gibiydi”

Baskının gerçekleştiği gün iş yeri önünde çalışanlarıyla mangal yaptığını anlatan Er, kendisinin üst kattaki ofise çıktığını söyledi.

"Bir anda 'eller yukarı' diye bağırıldığını duydum. İlk başta arkadaşlarımın şaka yaptığını sandım" diyen Er, kısa süre sonra durumun ciddi olduğunu anladığını belirtti.

Er'e göre güvenlik güçleri kapıları koçbaşıyla kırarak içeri girdi ve kendisini yere yatırdı.

"Masanın üzerinde anahtarların olduğunu söyledim. Kapıları kırmalarına gerek olmadığını anlattım ama dinlemediler" diyen Er, operasyon sırasında kapılar, dolaplar ve bazı araç parçalarının zarar gördüğünü ifade etti.

Yapılan aramalarda ise herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı belirtildi.

Avukat: “Yanlış adrese girildiğini kabul ettiler”

Celil Er'in avukatı Mike Jonk, Marechaussee yetkililerinin kendisiyle yaptıkları telefon görüşmesinde operasyonun yanlış adrese düzenlenmiş olabileceğini kabul ettiğini öne sürdü.

Jonk, "Marechaussee bana telefonda yanlış yerde olduklarını söyledi" dedi.

Yerel medya kuruluşu NH'nin dinlediği bir başka telefon görüşmesinde de bir Marechaussee görevlisinin, operasyonun "geriye dönüp bakıldığında doğru olmayabileceğini" söylediği aktarıldı.

Baskının ardından güvenlik güçlerinin özür dilediğini belirten Er, kendisine uğradığı zararlar için tazminat başvurusu yapabileceğinin de söylendiğini ifade etti.

26 milyon euroluk telefon hırsızlığı iddiası

Celil Er, operasyon sonrasında bir görevlinin kendisine Schiphol Havalimanı bağlantılı büyük bir hırsızlık soruşturmasından söz ettiğini iddia etti.

Er'e göre yetkililer, toplam değeri 26 milyon euroyu bulan cep telefonlarının çalınmasıyla ilgili bir ihbar doğrultusunda hareket ettiklerini ima etti.

Ancak Marechaussee, NH'nin konuya ilişkin sorularına yanıt verirken bu iddiayı doğrulamadı.

Yetkililer sessiz

Kraliyet Marechaussee ve Savcılık (OM), devam eden soruşturmayı gerekçe göstererek operasyonun gerekçesi, kullanılan güç düzeyi ve arama kararının uygulanış biçimi hakkında açıklama yapmıyor.

Kurumlar yalnızca baskının gerçekleştiğini doğrularken, yanlış adrese girildiği iddialarını da açık şekilde reddetmedi.

Avukat Mike Jonk ise operasyon sırasında kullanılan gücün hukuki açıdan sorgulanması gerektiğini savunuyor.

Jonk, "Şiddet ve zor kullanma yetkisine başvurulmadan önce bunun gerekli olup olmadığı savcılık tarafından değerlendirilmelidir. Burada yetkilerin aşılıp aşılmadığının araştırılması gerekiyor" dedi.

Tazminat talebi hazırlanıyor

Celil Er adına tazminat başvurusu hazırlayan avukat Jonk, baskının hukuka aykırı olduğunu öne sürüyor.

Er ise maddi zararın ötesinde, kamuoyu önünde hatanın kabul edilmesini istediğini söylüyor.

Olaydan sonra uyku sorunları yaşadığını belirten Er, operasyon sırasında oluşan yaralarının ve elindeki şişliğin de sürdüğünü ifade etti.

Yaşananların iş hayatını da etkilediğini söyleyen Er, "İnsanlar 'ateş olmayan yerden duman çıkmaz' diye düşünüyor. Bazı müşteriler araçlarını başka servislere götürdü" dedi.

Medyaya konuşma nedenini açıklayan Er, "Amacımız bunun başka insanların başına gelmemesi. Yetkililerin hesap verebilmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.

 

Makalenin tamamını oku