Hollanda'da Lösemiyi Yenen Orhan Başer, Yeniden Spora Başladı

3 gün önce 49

İlk Belirtiler Spor Yaparken Ortaya Çıktı

Spor yapmayı hayatının merkezine koyan Başer, bir süre önce antrenmanlar sırasında olağan dışı bir yorgunluk hissetmeye başladı. Daha önce rahatlıkla koşabildiği mesafeleri tamamlamakta zorlanan Orhan, başlangıçta bunun basit bir soğuk algınlığı olduğunu düşündü.

Ancak burun kanamaları, kaburgalarında ağrı ve kolunda oluşan büyük morluklar endişelerini artırdı. Ateşinin yükselmesi üzerine aile hekimine başvuran Başer, yapılan kan testlerinin ardından acilen hastaneye sevk edildi.

Burada aldığı teşhis ise hayatını değiştirdi: Akut lösemi, yani kan kanseri.

Yoğun Tedavi Süreci Başladı

Akut lösemi hızla ilerleyen ve hayati risk taşıyan bir hastalık olduğundan, Başer'in tedavisine vakit kaybetmeden başlandı.

Farklı kemoterapi kürleri alan Başer, yaklaşık üç ay boyunca hastanede kaldı. Bu sürenin bir buçuk ayını ise enfeksiyon riskine karşı tam izolasyonda geçirdi.

Kemoterapinin bağışıklık sistemini büyük ölçüde baskılaması nedeniyle birçok kez kan nakli yapılan Başer, bu tedavilerin etkisini yakından hissetti.

“Her kan naklinden sonra belirgin şekilde toparlandığımı hissediyordum” diyen Başer, tedavi sürecindeki en önemli desteklerden birinin kan bağışları olduğunu söyledi.

Lösemi Hastalarında Kan Nakli Neden Gerekli?

Sanquin Transfüzyon Tıbbı Bölümü’nde görev yapan uzman hekim Nory Holle’ye göre lösemi hastalarının kan nakline ihtiyaç duymasının birden fazla nedeni bulunuyor.

Hastalığın kendisi, vücudun sağlıklı kan hücresi üretmesini engelleyebiliyor. Bunun yanında kanser hücrelerini yok etmek amacıyla uygulanan kemoterapi de kemik iliğinde bulunan sağlıklı hücrelere zarar verebiliyor.

Sonuç olarak vücut yeni kan hücreleri üretmekte zorlanıyor ve bu eksikliğin giderilmesi için kan nakli gerekli hale gelebiliyor.

Uygun Donör Bulmak Hayati Önem Taşıyor

Uzmanlar, güvenli bir kan nakli için donör ve hasta arasındaki kan grubu uyumunun kritik olduğunu vurguluyor.

Bazı nadir kan gruplarının Avrupa dışı kökenlere sahip kişilerde daha sık görülmesi nedeniyle, farklı etnik geçmişlerden gelen bağışçılar sağlık sistemi açısından büyük önem taşıyor.

Bu ihtiyaca yanıt verebilmek amacıyla Sanquin ve uluslararası ortakları, tek bir kan örneğiyle yüzlerce farklı kan grubu özelliğini analiz edebilen yeni bir DNA tabanlı test geliştirdi. Uzmanlara göre bu yöntem, özellikle nadir kan grubu kombinasyonlarına sahip hastalar için uygun donör bulunmasını önemli ölçüde kolaylaştırabilir.

Dünyada Az Sayıda Merkezde Uygulanıyor

Bazı hastalarda yalnızca kırmızı kan hücreleri değil, trombosit nakli de gerekebiliyor. Ancak daha önce çok sayıda nakil almış kişilerde bağışıklık sistemi trombositlere karşı antikor geliştirebiliyor.

Bu durumlarda, donör ve alıcı arasındaki biyolojik uyumun çok daha hassas biçimde değerlendirilmesi gerekiyor.

Sanquin yetkilileri, bu tür özel trombosit ürünlerini her hasta için sağlayabilecek lojistik kapasiteye sahip ülkelerin dünyada oldukça sınırlı olduğunu belirtti.

Kardeşinden Gelen Kök Hücreler Umut Oldu

Hastaneden taburcu olduktan sonra evde iyileşme sürecine devam eden Başer, tamamen sağlığına kavuşabilmesi için kök hücre nakline ihtiyaç duyuldu.

Donör olarak kardeşi seçildi. Kardeşinden alınan kan yapıcı kök hücreler sayesinde Başer'in vücudu yeniden sağlıklı kan hücreleri üretmeye başladı.

Nakil sonrasında birkaç kez beyaz kan hücresi nakli de alan Başer, bugün ciddi bir komplikasyon yaşamadan hayatına devam ettiğini söyledi.

“300 Metre Bile Yürüyemiyordum”

Tedavi sürecinin en zor kısmının fiziksel güç kaybı olduğunu anlatan Başer, yeniden spor yapabiliyor olmanın kendisi için büyük bir mutluluk olduğunu ifade etti.

“Uzun süre hiçbir şey yapamadım. Tedaviler ve ilaçlar nedeniyle son derece yorgundum. Bir ara 300 metre bile yürüyemiyordum” diyen Başer, yaşadıklarının ardından bağışçıların değerini çok daha iyi anladığını belirtti.

Bugün yeniden koşabilen ve spor yapabilen Başer, kendi deneyiminin kan ve kök hücre bağışının önemine dikkat çekmesini umuyor. “Bir başkasından yardım almanın ne demek olduğunu artık çok iyi biliyorum” sözleriyle bağışçıların hayat kurtaran rolünü vurguladı.

Makalenin tamamını oku