Hollanda hükümeti, olası savaş, siber saldırı, elektrik kesintisi ve doğal afetlerin gıda tedarik zincirinde yaratabileceği aksaklıklara karşı yeni bir kriz planı hazırlıyor. Plan kapsamında süpermarketler ve dağıtım merkezlerinde acil durumlarda kullanılmak üzere temel gıda stokları oluşturulması değerlendiriliyor.
HABER: Murat Yakar Uzmanlar, büyük çaplı bir kriz yaşanması halinde market raflarının iki veya üç gün içinde boşalabileceği uyarısında bulunurken, vatandaşların evlerinde sekiz günlük gıda bulundurması gerektiğini savunuyor. Hollanda’da milyonlarca kişinin günlük ihtiyaçlarını karşılayan gıda dağıtım sisteminin dijital altyapıya ve düzenli sevkiyatlara bağımlılığı, olası krizlere yönelik endişeleri artırıyor. Hükümet, normal tedarik düzeninin kesintiye uğraması halinde temel gıdaların vatandaşlara ulaştırılmasını güvence altına alacak bir sistem üzerinde çalışıyor. Ancak depolama kapasitesi, maliyetler ve dijital sistemler devre dışı kaldığında dağıtımın nasıl sürdürüleceği henüz çözüme kavuşturulmuş değil. Hollanda hükümeti acil gıda planını hızlandırıyor Hollanda’da hazırlıkları sürdürülen Ulusal gıda güvenliği kriz planının önümüzdeki yıl tamamlanması hedefleniyor. NOS’un haberine göre Tarım, Balıkçılık, Gıda Güvenliği ve Doğadan Sorumlu Devlet Sekreteri Silvio Erkens, kriz hazırlıklarının mümkün olduğunca kısa sürede tamamlanması için çalışmaların hızlandırıldığını açıkladı. Planın temel amacı, savaş, büyük çaplı siber saldırılar, uzun süreli elektrik kesintileri veya doğal afetler nedeniyle gıda tedarikinin aksaması halinde halkın temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek. Mevcut sistemde süpermarketlerin ve dağıtım merkezlerinin kriz dönemleri için ayrıca gıda stoku bulundurma zorunluluğu bulunmuyor. Market zincirleri, maliyetleri düşürmek ve ürünlerin depolarda uzun süre beklemesini önlemek amacıyla genellikle düzenli sevkiyat sistemine dayanıyor. Normal şartlarda verimli çalışan bu model, tedarik zincirinin önemli bir bölümünün devre dışı kalması durumunda ciddi bir kırılganlığa dönüşebiliyor. Hükümet, bu nedenle kritik ürünlerin önceden belirlenmesini ve acil durumlarda kullanılabilecek ortak bir stok mekanizmasının oluşturulmasını değerlendiriyor. Albert Heijn’deki siber sorun riskleri ortaya çıkardı Hollanda’nın en büyük süpermarket zincirlerinden Albert Heijn’de yaşanan siber güvenlik sorunu, dijital altyapıdaki aksaklıkların gıda dağıtımını ne kadar hızlı etkileyebileceğini gösterdi. Güvenlik önlemleri kapsamında bazı bilgisayar sistemlerinin kapatılması, dağıtım merkezlerindeki sevkiyatların aksamasına ve internet üzerinden verilen siparişlerin teslimatında sorunlar yaşanmasına yol açtı. Bazı mağazalarda özellikle taze gıda ürünlerinin raflara ulaştırılmasında sıkıntılar ortaya çıktı. Olay ülke genelinde bir gıda kıtlığına neden olmadı. Ancak siparişlerin hazırlanması, stokların takip edilmesi ve ürünlerin mağazalara gönderilmesi gibi kritik işlemlerin dijital sistemlere bağlı olması, daha büyük çaplı bir saldırının sonuçlarına ilişkin kaygıları artırdı. Yetkililer, benzer bir kesintinin birden fazla market zincirini veya lojistik merkezini aynı anda etkilemesi durumunda sorunların çok daha geniş bir alana yayılabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle yeni kriz planında yalnızca yeterli miktarda gıda depolanması değil, bilgisayar sistemleri çalışmadığında da dağıtımın sürdürülebilmesi önem taşıyor. Marketlerde stok için yeni depolar gündemde Hollanda Gıda Ürünleri Ticareti Merkez Bürosu (CBL) Başkanı Marc Janssen, süpermarketlerin ve dağıtım merkezlerinin mevcut koşullarda büyük miktarda ek gıda depolamakta zorlanabileceğini belirtiyor. Janssen’e göre en önemli engellerden biri, mevcut tesislerdeki depolama alanlarının sınırlı olması. Acil durumlarda kullanılacak ürünlerin düzenli stoklara eklenmesi için yeni alanlara ihtiyaç duyulabileceği gibi, bazı mevcut binaların da yeniden düzenlenmesi gerekebilir. CBL, alternatif olarak devletin büyük ölçekli depolar satın almasını veya yeni depolar inşa etmesini öneriyor. Bu tesislerde uzun süre saklanabilen temel gıdalar bulundurulabilir ve kriz anında ürünler süpermarketler ya da mahallelerdeki toplum merkezleri aracılığıyla dağıtılabilir. Ancak böyle bir sistemin çalışabilmesi için hükümet ile market zincirleri arasında önceden ayrıntılı anlaşmalar yapılması gerekiyor. Ürünlerin nerede tutulacağı, hangi kurumların dağıtımdan sorumlu olacağı ve maliyetlerin nasıl karşılanacağı ise henüz kesinleşmiş değil. Üç günlük stok yeterli mi, sekiz gün mü gerekli? Devlet Sekreteri Silvio Erkens, mevcut dağıtım merkezlerinde iki veya üç günlük temel gıda stoku bulundurulmasının ilk aşamadaki aksaklıkların aşılmasına yardımcı olabileceğini düşünüyor. Böylece tedarik zincirinde kesinti yaşandığında devlet ve şirketler, sistem yeniden işler hale gelene kadar müdahale etmek için zaman kazanabilecek. Bununla birlikte hangi ürünlerin stoklanacağı ve her üründen ne kadar bulundurulacağı konusunda henüz nihai bir karar verilmiş değil. Hükümetin yaklaşımında bütün süpermarket ürünlerini stoklamak yerine, insanların günlük yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli temel gıdalara öncelik verilmesi öne çıkıyor. Erkens’in verdiği örneğe göre kivi gibi belirli bir meyvenin tedarik edilememesi tek başına ulusal bir felaket anlamına gelmiyor; önemli olan, temel besin gruplarının erişilebilirliğinin korunması. Buna karşılık Clingendael Enstitüsü ve Erasmus Üniversitesinden araştırmacılar, daha kapsamlı bir hazırlığın gerekli olduğunu savunuyor. Araştırmacıların eylül ayında yayımladığı raporda, büyük bir kriz sırasında market raflarının iki veya üç gün içinde boşalabileceği belirtilerek vatandaşlara evlerinde sekiz günlük gıda bulundurmaları öneriliyor. Hollanda hükümetinin mevcut tavsiyesi ise en az üç günlük acil durum gıda stoku hazırlanması yönünde. Sekiz günlük stok önerisi henüz resmî tavsiye olarak kabul edilmiş değil. Dijital sistemler çökerse gıda nasıl dağıtılacak? Kriz planının önündeki temel sorunlardan biri, depolarda bulunan gıdaların kesinti sırasında vatandaşlara nasıl ulaştırılacağı. Büyük bir siber saldırı, sipariş sistemlerini, stok takibini ve sevkiyat planlamasını devre dışı bırakırsa ürünlerin depolarda bulunması tek başına yeterli olmayacak. CBL Başkanı Marc Janssen, bu nedenle marketlerin yalnızca dijital altyapıya güvenmemesi gerektiğini ve bilgisayar sistemlerinin çalışmadığı durumlarda kullanılabilecek manuel dağıtım yöntemlerinin hazırlanmasının önemini vurguluyor. Uzmanlar, krizlere hazırlığın yalnızca devletin ve şirketlerin sorumluluğunda kalmaması gerektiğini de belirtiyor. Araştırmacı Pieter Zwaan, vatandaşların mümkün olduğunda sekiz gün yetecek temel gıda bulundurmasını savunurken, küçük evlerde yaşayan veya maddi imkânları sınırlı kişilerin bu öneriyi uygulamakta zorlanabileceğini kabul ediyor. Bu noktada süpermarketlerin, devletle koordineli biçimde temel ürünleri ihtiyaç sahiplerine ulaştırması önem kazanıyor. Sürekli yenilenen acil durum stokları da ürünlerin bozulmadan kullanılmasına ve rezervlerin düzenli biçimde tamamlanmasına yardımcı olabilir. Hollanda hükümetinin önümüzdeki yıl tamamlamayı hedeflediği planla birlikte stok miktarları, dağıtım sorumlulukları ve finansman modeli netleştirilecek. Ancak zorunlu stokların ne zaman devreye gireceği henüz belli değil. YASAL UYARI: Haber, fotoğraf ve videolarımızı link vermeden kullananlar hakkında hukuki süreç başlatılacaktır. ©ufuk.nl UMG (Ufuk Media Grubu)Hollanda’da gıda alarmı! Market rafları üç günde boşalabilir yazısı ilk önce Ufuk Media üzerinde ortaya çıktı.

1 saat önce
12










Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·