Haberlerimizi İnstagram , TikTok ve Youtube hesaplarımızdan da takip edebilirsiniz.
Hollanda’da yaklaşık 1,8 milyon kişi kronik böbrek hastalığıyla yaşıyor. Bu sayı yetişkin nüfusun yaklaşık her 10 kişiden birine karşılık geliyor. Ancak yaklaşık 600 bin kişinin böbreklerinde hasar olduğunu bilmediği belirtiliyor. Uzmanlara göre böbrek hastalıkları çoğu zaman sinsi ilerlediği için erken evrede fark edilmesi zor olabiliyor.
Böbrekler vücutta hayati görevler üstlenir. Kandaki atık maddeleri süzer, sıvı ve tuz dengesini düzenler ve kan basıncının kontrolüne yardımcı olur. Böbrekler yeterince çalışmadığında buna kronik böbrek hastalığı denir. Bu durum kronik böbrek yetmezliği olarak da adlandırılabilir.
Her yıl yaklaşık 130 bin yeni kronik böbrek hastalığı vakasının ortaya çıktığı tahmin ediliyor. Uzmanlara göre hastalık genellikle yavaş ilerler ve çoğu kişi belirtileri ancak böbrek fonksiyonu önemli ölçüde azaldığında fark eder. Şikâyetler çoğu zaman böbreklerin yüzde 30 veya daha az çalıştığı aşamada ortaya çıkar.
Kalp ve damar hastalıkları riski artıyor
Kronik böbrek hastalığı yalnızca böbrekleri etkilemekle kalmıyor. Uzmanlara göre hastalığın erken evresinde bile kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riski yaklaşık üç kat artabiliyor. Bu nedenle hastalığın erken teşhis edilmesi büyük önem taşıyor.
Böbrek hasarı çoğu zaman başka sağlık sorunlarıyla birlikte görülüyor. Böbrek hastalığı bulunan kişilerin yaklaşık yüzde 70’inde yüksek tansiyon, yüzde 35’inde diyabet ve yüzde 12’sinde kalp yetmezliği bulunduğu belirtiliyor.
Olası belirtiler
Böbrek hastalığı genellikle erken evrede belirti vermez. Ancak hastalık ilerledikçe bazı belirtiler ortaya çıkabilir. Uzmanlara göre dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında şunlar bulunuyor:
- Yorgunluk ve enerji eksikliği
- Ayak bileklerinde, ayaklarda veya bacaklarda, ellerde şişlik ve özellikle sabahları göz çevresinde şişlik
- Nefes darlığı (akciğerlerde sıvı birikmesi nedeniyle)
- Yüksek tansiyon
- Nedeni açıklanamayan kilo kaybı
- Kansızlık (anemi)
- Kas krampları
- Huzursuz bacak sendromu, kol ve bacaklarda uyuşma veya karıncalanma
- Göğüs ağrısı (kalp çevresinde sıvı birikmesi durumunda)
- Daha sık idrara çıkma, özellikle geceleri veya ileri evrelerde normalden daha az idrara çıkma
- Köpüklü idrar veya idrarda kan
- Kuru veya kaşıntılı cilt
- Ağızda metalik tat, kötü ağız kokusu
- Mide bulantısı, kusma, iştahsızlık
- Uyku sorunları veya konsantrasyon güçlüğü
Ancak bu belirtiler başka hastalıklarda da görülebileceği için tek başına böbrek hastalığı anlamına gelmeyebilir.
Kimler daha fazla risk altında?
Uzmanlara göre bazı kişiler böbrek hastalıkları açısından daha yüksek risk taşıyor. Özellikle diyabet ve yüksek tansiyon hastaları en büyük risk grubunu oluşturuyor. Bunun yanı sıra fazla kilo, sigara kullanımı ve Ibuprofen ve diklofenak gibi bazı ağrı kesicilerin uzun süre kullanılması da böbreklere zarar verebiliyor.
Düzenli kontroller önemli
Uzmanlar, risk grubundaki kişilerin düzenli sağlık kontrolleri yaptırmasını öneriyor. Kan ve idrar testleri sayesinde böbrek fonksiyonlarında sorun olup olmadığı erken aşamada tespit edilebiliyor.
Doktorlar ayrıca kan şekeri ve tansiyonun düzenli kontrol edilmesinin böbrek hastalıklarının önlenmesi açısından önemli olduğunu vurguluyor. Böbrek hastalığından şüphelenen kişilerin bir aile hekimine başvurması tavsiye ediliyor.
©Sonhaber.eu

2 saat önce
14














Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·