Eczane mi yoksa Doğa mı?

1 ay önce 97

 

Bazen insan kendini tarif edemediği bir yorgunluğun içinde bulur. Ne tam hasta hisseder ne de gerçekten iyi… Sanki bedenin üzerinde görünmeyen bir ağırlık vardır. “Bir şey var ama ne?” diye düşünür insan.

İşte o anlarda çoğu kişi çareyi hızlıca ilaçlarda arar. Çünkü modern hayat bize bunu öğretmiştir: çözüm dışarıdadır, eczanededir, kutuların içindedir.

 

Ama ya değilse?

Ya her şey sandığımız kadar hızlı ve kimyasal olmak zorunda değilse?

İşte tam da burada, çok eski zamanlardan gelen bir yöntem yeniden hatırlanır: Sülük tedavisi.

 

İlk duyulduğunda insanda bir çekince oluşturması çok normaldir. Hatta birçok kişi “ben yapamam” der. Ancak bu tepki, aslında doğadan uzaklaşmış olmanın bir yansımasıdır. Oysa insanlık tarihi boyunca doğayla iç içe yaşayan toplumlar bu tür yöntemleri oldukça doğal bir şekilde kullanmıştır.

 

Sülük, deriye tutunduğunda yalnızca kan emen bir canlı değildir. Salgıladığı doğal maddelerle bulunduğu bölgedeki kan dolaşımını etkileyebilir. Bu nedenle bazı kişiler uygulama sonrasında hafifleme, rahatlama ve çözülme hissi yaşadıklarını ifade eder. “Vücudum açıldı gibi oldu” diyenlerin sayısı az değildir.

 

Fakat burada önemli bir gerçeği göz ardı etmemek gerekir: Doğal olan her şey, kontrolsüz uygulandığında fayda değil, zarar da getirebilir. Sülük tedavisi mutlaka bilinçli, hijyenik ve uzman kişiler tarafından uygulanmalıdır.

Yani mesele sadece “doğal” olması değildir; nasıl ve kim tarafından uygulandığı çok daha belirleyicidir.

 

Belki de sülük tedavisini farklı kılan şey tam da budur: Vücuda baskı yapmaz, zorlamaz. Sanki küçük bir dokunuşla bedene kendi dengesini hatırlatır.

 

Eczane mi, doğa mı?

Belki de cevap bir tercih meselesi değil, ikisini doğru anlamak meselesidir.

Çünkü şifa bazen çok uzaklarda değil… sadece bakmayı bildiğimiz yerde durur.

 

Saglıklı kalın, doğal kalın ve hoşcakalın…..

 

Zeliha Arıkan

 

 

The post Eczane mi yoksa Doğa mı? first appeared on Hollanda Haberleri.

Makalenin tamamını oku