Asıl soru şudur: Çocuklarımıza hangi köprüyü miras bırakıyoruz?
Günümüzde modern ebeveynlik çoğu zaman maddi güvenceyi merkeze alıyor.
Daha iyi bir ev, daha iyi bir telefon, daha iyi bir tatil, daha iyi bir gelecek ümidi…
Ancak psikoloji bize başka bir gerçek hatırlatıyor: Çocukların ruh sağlığını ve yaşam doyumunu asıl belirleyen şey, sahip oldukları objeler değil; maruz kaldıkları zihinsel ve duygusal besindir.
OECD’nin PISA araştırmaları ve gelişim psikolojisi alanındaki sayısız çalışma, bilgiye ve öğrenmeye dayalı yetiştirme tarzlarının, uzun vadede daha yüksek yaşam memnuniyeti, daha güçlü öz düzenleme becerileri ve daha sağlıklı sosyal ilişkilerle bağlantılı olduğunu gösteriyor.
Bu çocuklar, yalnızca “başarılı” değil, aynı zamanda “uyumlu” bireyler haline geliyor.
Çünkü bilgi; sadece akademik bir araç değil, aynı zamanda ruhsal bir pusuladır. Kitaplar, düşünmeyi öğretir. Sorular, farkındalığı büyütür.
Merak, zihni keskinleştirirken ruhu da besler. Ve en önemlisi, öğrenme sevgisi verilen çocuk, dış dünyada kendine bir yön bulabilir.
Bugün ebeveyn olarak hepimiz kendimize dürüstçe şunu sormalıyız:
Çocuklarımızın önüne ne koyuyoruz? Para mı, anlam mı? Tüketim mi, bilinç mi? Hız mı, derinlik mi?
Değişim büyük bütçelerle değil, küçük tercihlerle başlar.
Birlikte geçirilen on dakikalık kaliteli bir sohbet, okunan bir kitap, paylaşılan bir fikir, sorulan bir soru… Bazen bir çocuğun kaderini belirleyen şey; ebeveynin cebindeki miktar değil, kalbindeki ve zihnindeki zenginliktir.
Gerçek miras, bankalarda değil; bilinçte saklıdır.
Gerçek ebeveynlik, sadece büyütmek değil; Bilgiyle büyüyen bir zihin, anlamla dolan bir kalp ve güçlü duygusal bağlar…
Ve en sağlam köprü, bilgiyle inşa edilendir.
Uzm.Psikolog & Sosyolog
Rukiye Sultan Gür
The post Ebeveynliğin Görünmeyen Mirası: Bilgi, Duygu ve Anlam first appeared on Hollanda Haberleri.

1 ay önce
21












Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·