DİJİTAL ÇAĞIN YIRTICILARI
Kalem susmak için değil, susmamak için vardır.
Bazı insanlar vardır; kötülüğü açıktan yapmaz.
Daha tehlikelidirler.
Çünkü kendilerini zeki sanır, karşısındakini aptal yerine koyarlar.
Bu, sıradan bir yalan meselesi değildir.
Bu, insanın iyi niyetine karşı kurulmuş bir tuzaktır.
Günümüzde sahtekârlık kabuk değiştirdi.
Artık karanlık sokaklarda değil, ekran ışığında dolaşıyor.
Sosyal medya profillerinde, mesaj kutularında, “güven veren” cümlelerin içinde saklanıyor.
Bu insanlar yaklaşmaz… Sızar.
Bir dost gibi konuşur, bir sırdaş gibi dinler,
hatta bazen bir kurtarıcı gibi görünür.
Kimi zaman cazibesini kullanır,
kimi zaman güç ve başarı hikâyeleri uydurur.
Kadınsa güzelliğini, erkekse “kariyerini” öne çıkarır.
Ama ortada ne gerçek bir başarı vardır ne de samimi bir niyet.
Kimlikleri de sahte, hikâyeleri de…
Bugün “avukat”, yarın “doktor”, öbür gün “yatırım danışmanı”…
Unvanlar büyüdükçe yalan derinleşir.
Ve hepsinin ortak bir dili vardır: vaat.
“Az bir parayla büyük kazanç…”
“Kısa sürede yüksek getiri…”
İnsanların umutlarını hedef alırlar.
Çünkü bilirler: İnsan en çok umut ederken savunmasızdır.
Sonra asıl hamle gelir.
Özel bilgiler istenir.
Güven talep edilir.
Ve en acı gerçek şudur:
İnsanlar çoğu zaman kandırılmaz…
ikna edilir.
Bu yüzden mesele sadece dolandırıcılar değil,
aynı zamanda bizim neye, ne kadar hızlı inandığımızdır.
Unutulmaması gereken basit ama hayati gerçekler var:
Gerçek olan acele etmez.
Gerçek olan kendini zorla kabul ettirmez.
Gerçek olan senden gizli bilgi talep etmez.
Bu çağda iyi insan olmak yetmez.
Aynı zamanda uyanık olmak gerekir.
Çünkü artık hırsız kapıyı kırarak girmiyor—
senin ona kapıyı açmanı bekliyor.
“Bu çağın en büyük soygunu, cebinden değil; saflığından yapılır.”
Dostça selamlarımla,
Kamil Kopuz
Kkopuz53@gmail.com
The post DİJİTAL ÇAĞIN YIRTICILARI first appeared on Hollanda Haberleri.

3 gün önce
53













Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·