DEMLİK    (Bitmeyen Bar Muhabbetleri -13-)

2 saat önce 15

 

 

ÖTEKİ :Merhaba, boşmu oturabilir miyim?

BİRİSİ :Tabii, buyrun bende muhabbet edecek birini arıyordum.

BİRİSİ:Teşekkürler. Bu rakı nedir? Erken değil mi?

ÖTEKİ: Hakikati söyleten içki bu. Buyur sanada ikram edeyim.

BİRİSİ: Öyle mi? Sağolasın. Nasıl hakikati söyletiyor?

ÖTEKİ: İlk dubleden sonra herkes filozof olur. İkinci dubleden sonra devrimci. Üçüncü dubleden sonra dünya uzmanı. Dördüncü dubleden sonra şair. Sabah olunca da pişman olur.

BİRİSİ: Hah hah haaaa. Demek bilgelik sıvı halde satılıyor.

ÖTEKİ: Vergisi de ona göre tabii. Heh heh heeee. Yarasın. İsminizi bağışlar mısınız.

BİRİSİ : Önemli değil. Birisi deyin kafi.

ÖTEKİ : Biraz sokrates’i andırıyorsunuz. Heh heh heee. Memnun oldum.. O halde bana da öteki deyin olsun bitsin.

BİRİSİ: Haha hah haaa. O halde sana tek bir soru soracağım. İnsan neden yalan söyler?

ÖTEKİ: Şaka maka tam sokratlık soru heh heh heeee. Kaç dublelik cevap istiyorsun?

BİRİSİ: Tek, duble farketmez. Gerçeği söyle kafi.

ÖTEKİ: Eeeee…İnsan gerçeğe dayanamadığı için.

BİRİSİ: Açıkla.

ÖTEKİ: Sabah aynaya bakıyor. “Kilo almışım.” Ama diyor ki: “Kas olmuş.”

BİRİSİ: Bu yalan mı?

ÖTEKİ: Evet. Ama modern çağda buna motivasyon deniyor.

GARSON:Kavun peynir yaptırayım mı abicim? Nasılsınız bu gün?

ÖTEKİ: İyiyim. Iyi teşekkürler. Getir bakalım.

BİRİSİ: Ama iyi görünmüyorsun.

ÖTEKİ: Çünkü o soru cevap almak için sorulmaz.

BİRİSİ: Peki neden sorulur?

ÖTEKİ: Bu tür sorulara “iyiyim” diye yalan söyleyeceksin, Zira sessiz kalınca toplum  panikliyor.

BİRİSİ: Hımmm. Oysa Atina’da insanlar doğruluğu erdem sayardı.

ÖTEKİ: Sokrates’in ruhuyla konuşuyorum sanki. Bak dayıcığım burada doğruluk, erdemlilik  riskli yatırım sayılıyor.

BİRİSİ: Hah hah haaa. Kim bilir konuşuyorsundur belki. Nasıl riskli yatırım yani?

ÖTEKİ: Patrona doğruları söyle. İşsiz kalırsın. Politikacıya doğruları söyle. Vatan haini olursun. Akrabalara doğruları söyle. Bayram davet listesinden silinirsin.

BİRİSİ: Peki herkes yalan söylüyorsa toplum nasıl ayakta kalıyor?

ÖTEKİ: Ayakta değil zaten. Birbirine yaslanıyor. Hah hah hahhh. Kavundan da al.

BİRİSİ: Pekii insan en çok kime yalan söyler?

ÖTEKİ: Kendisine.

BİRİSİ: Neden?

ÖTEKİ: Çünkü başkaları bazen inanmaz. Ama insan kendisini kandırmakta ustadır.

BİRİSİ: Enteresan. Kavun güzelmiş. Bir örnek lütfen?

ÖTEKİ: Bu ay tasarruf edeceğim. Sigarayı bırakacağım. Televizyondaki tartışma programlarını izlemeyeceğim. Dünya güllük gülüstanlık. Bu seçimden sonra her şey düzelecek.

BİRİSİ: Sonuncusu güçlü bir yalanmış. Peki devletler yalan söyler mi?

ÖTEKİ: Şimdi de Platon mu oldun? Hah hah haaaa eğlenceli adamsın dayı..

BİRİSİ: Soruya cevap vermadin?

ÖTEKİ: Devletler yalan söylemez.

BİRİSİ: Gerçekten mi?

ÖTEKİ: Hayır. Ama böyle söylemek daha güvenli. Dolduruyorum birer kadeh daha.

 

BİRİSİ: Doldur bakalım. Ben hayatım boyunca insanların bilgisizliğini sorguladım. Şimdi görüyorum ki bilgi çoğalmış. Ama akıl aynı kalmış.

ÖTEKİ: Bilgi çoğalmadı. Bildirim çoğaldı.

BİRİSİ: O nedir? Farkı nedir?

ÖTEKİ: Bilgi insanı düşünmeye zorlar. Bildirim telefona bakmaya. Hah hah haaa.

BİRİSİ: Şu sosyal medya denen yerde insanlar neden sürekli mutlu görünüyor?

ÖTEKİ: Çünkü mutsuz fotoğrafı az beğeni alıyor.

BİRİSİ: Demek insanlar mutluluğu yaşamıyor. Sergiliyor.

ÖTEKİ: Tam olarak öyle. Artık hayat yaşanmıyor. Paylaşılıyor.

BİRİSİ: Şunu merak ediyorum. Yalan söylemeyen insan yaşayabilir mi?

ÖTEKİ: Yaşar. Ama terfi alamaz.

BİRİSİ: Başka?

ÖTEKİ: Akrabaları azalır. Arkadaşları azalır. Takipçileri azalır.

BİRİSİ: Peki neyi çoğalır?

ÖTEKİ: Yalnızlığı.

BİRİSİ: Yalnızlık kötü müdür?

ÖTEKİ: Hayır. Ama kirası pahalı. Herkes bedelini ödeyemez.

BİRİSİ: Öyleyse insan korkudan yalan söyler. Çıkar için yalan söyler.

Alışkanlıktan yalan söyler. Kendini korumak için yalan söyler. Doğru mu?

ÖTEKİ: Bir sebep daha var.

BİRİSİ: Nedir?

ÖTEKİ: Umut.

BİRİSİ: Nasıl yani?

ÖTEKİ: Bazen yarın güzel olacak diye kendimize yalan söyleriz. Bazen güçlü olduğumuzu söyleriz. Bazen geçeceğini söyleriz. Bazen özlemediğimizi söyleriz vs.vs. Off of.

BİRİSİ: Bunlar yalan mı?

ÖTEKİ: Belki…Kim bilir… Yanii… Ama insan bazen gerçeklerden değil, umutsuzluktan ölür.

GARSON: Kapanıyoruz beyler. Hesabı bırakayım mı?

ÖTEKİ: Arkadaş ödeyecek.

BİRİSİ: Benim param yok.

ÖTEKİ: Neden?

BİRİSİ: İki bin dört yüz yıldır ölüyümben.

ÖTEKİ: Bu doğru mu?

BİRİSİ: Bilmem. Ama bu masada duyduğum yalanların yanında oldukça masum kalıyor. Hadi şerefe. Hah hah haaa. Eeeee… Bugün şunu öğrendim: İnsan yalanı gerçeği gizlemek için söylemiyor çoğu zaman… Gerçeklerin canını acıttığı için söylüyor.

ÖTEKİ: Peki çözüm ne?

BİRİSİ: Biraz daha az yalan…Biraz daha çok düşünmek…Ve mümkünse rakıyı ölçülü içmek.

ÖTEKİ:Hah hah haaaaa. Muhabbetteki inandırıcı olmayan cümle bu oldu. Hesabı da bana kitledin bu arada. Hadi yarasın.

 

The post DEMLİK    (Bitmeyen Bar Muhabbetleri -13-) first appeared on Hollanda Haberleri.

Makalenin tamamını oku