Avrupa’dan motosikletle umreye giden Türkler dönüşte Ürdün’deki Türk Şehitliği’ni ziyaret etti
Kaynak: AA / Turgut Alp Boyraz
Hollanda’dan Mekke’ye motosikletle umre yolculuğu yapan 61 yaşındaki Behzat Bülent Başçı: – “Tabi motorla gitmek baya meşakkatli oluyor. Mekke’ye varmadan önce ihrama girdik. 200 kilometre boyunca ihram içinde motor üzerinde ayrı bir insan zorluk yaşıyor, ama insan sabrediyor” – Motosikletli umre grubundaki Sait Bülent Kocaoğlu: – “Hollanda’dan, Belçika’dan ve Almanya’dan kalkıp Suudi Arabistan’ın güneyine kadar inebilmek bu sıcaklarda motor kıyafetleriyle ve motorlarla büyük bir cesaret olduğunu düşünüyor insanlar” – Avrupa’dan Mekke’ye giden ilk Müslüman Türk kadın motorcu olduğunu söyleyen Şeyma Zararsız: – “Suriye’de Türk bayrağını çocuklar gördüğünde yüzleri güldüğü an bambaşka duygu veriyor tabi. Suriye’de çocukların gülümsemesi, Türk demesi, bayrağı göstermesi gerçekten büyük bir gurur”
Avrupa’nın farklı ülkelerinden yola çıkan gurbetçi Türk grubu, umre yolculuğunu baştan sona motosikletle tamamladı.
Dönüş yolunu da motosikletle kateden grup, Ürdün’ün Salt kentindeki Türk Şehitliği’ne uğrayarak burada dua etti. Şehitlikte bulunan müzeyi ziyaret eden gurbetçi Türkler, gözyaşlarına hakim olamadı.
Motosikletli umreciler, geçtikleri güzergahlarda Suriye ve Ürdün gibi Arap ülkelerinde, halkın motosikletlerindeki Türk bayraklarını gördüğünde kendilerine sevgi gösterisinde bulunduğunu ve fotoğraf çekilme yarışına girdiğini söyledi.
Umreciler, kendilerini en çok şaşırtan noktalardan birinin de Suriye’de Türkçe konuşan kişilerin sayısının oldukça fazla olması olduğunu belirtti.
Gurbetçi umreciler, motosikletle gerçekleştirdikleri yolculuğu ve kutsal topraklarda yaşadıkları deneyimleri AA muhabirine anlattı.
” Hollanda’dan yola çıktık Mekke yakınlarında ihrama girdik”
Hollanda’dan Mekke’ye motosikletle umre yolculuğu yapan 61 yaşındaki Behzat Bülent Başçı, motosikletle yaptığı umre yolculuğunda birçok zorlukla karşı karşıya geldiğini ancak motosiklet yolculuğunun insana hür olduğu hissini verdiğini söyledi.
“Tabi motorla gitmek baya meşakkatli oluyor. Yağmur altında, bazen kar altında ama bu sefer kar görmedik. Bol yağmur gördük. Ama yine de güzel oluyor motor üstünde gezmek. Ayrı bir hürriyet veriyor insana.” diyen Başçı, özellikle Suriye’de insanların kendilerini canı gönülden karşıladığını ifade etti.
Çok sayıda Suriyelinin Türkçe bilmesi karşısındaki şaşkınlığını dile getiren Başçı, “Hemen motorlarımızın yanına geliyorlar. Suriye’de artık çok Türkçe bilenler var. ‘Abi ben Türkiye’de yaşadım’ diyorlar.” ifadelerini kullandı.
Başçı, Ürdün’deki Salt Türk Şehitliği’ni ziyaret ederken gözyaşlarına hakim olamayarak şunları söyledi:
“Evet, burada 300’ün üzerinde şehit var. Bu şehitler 1918’de ölmüşler. 73 yılında mağarada bulunmuşlar. Daha bulunmayan nice şehitler var. Suriye o zamanlar Osmanlı topraklarıydı. Buralar da Osmanlı topraklarıydı. Sonuçta her yerde şehitler var, hepsi bizim şehitlerimiz.”
Bunun motosikletle ilk umre yolculuğu olduğunu belirten Başçı, “Mekke’ye varmadan önce ihrama girdik. 200 kilometre boyunca ihram içinde motor üzerinde ayrı bir insan zorluk yaşıyor, ama insan sabrediyor.” diye konuştu.
“Hollanda’dan Mekke’ye tam 1 buçuk haftada geldik”
Motosikletli umre grubundaki Sait Bülent Kocaoğlu, Avrupa’yı motosikletle karış karış gezdiklerini ve Mekke’yi Medine’yi ziyaret edip umre yapmanın hep hayali olduğunu söyledi.
“Motor kulüpleri olarak geçen senelerde Asya ve Afrika ülkelerini; kıtaları da gezdik. Ama tabi bu arada içimizde her zaman olan bir hayal, motorlarımızla Mekke’ye gitmek, umre yapmak her zaman vardı.” diyen Kocaoğlu, yol boyunca insanların motosikletli umre grubunu şaşkınlıkla karşıladığını belirtti.
Suriye’de, Ürdün’de ve Suudi Arabistan’da insanların kendilerini çok güzel karşıladığını anlatan Kocaoğlu, şunları söyledi:
“Hollanda’dan, Belçika’dan ve Almanya’dan kalkıp Suudi Arabistan’ın güneyine kadar inebilmek bu sıcaklarda motor kıyafetleriyle ve motorlarla büyük bir cesaret olduğunu düşünüyor insanlar.”
“Hollanda’dan Mekke’ye biz tam 1 buçuk haftada geldik.” diyen Kocaoğlu, Mekke ve Medine’de kendilerini etkileyen çok şey olduğunu ancak Salt Türk Şehitliği’nin ayrı etkileyici bir manevi atmosferi bulunduğunu dile getirdi.
Kocaoğlu, yolculukları boyunca soğuk, yağmur ve kar gördükleri ülkeler olduğunu, güneye ulaşınca da 40-45 dereceye kadar sıcaklıkla yüzleştiklerini belirtti.

Uçak ve araç yolculuğuna nazaran motosikletle umre yapmanın daha zor olduğunu söyleyen Kocaoğlu, şunları kaydetti:
“İpek Yolu gibi yolculuklarda insanlar develerin, atların üzerinde haftalarca, aylarca o hayvancağızın üzerinde yolculuk yapıyorlardı. Biz aslında motorcular olarak macerayı seven bir camia olarak zoru başarmak istedik, başardığımıza inanıyorum, Allah herkese nasip etsin diyorum.”
Suriye’de çocukların motosikletteki Türk bayrağını görünce gülümsemesi başka bir gurur
Avrupa’dan Mekke’ye giden ilk Müslüman Türk kadın motorcu olduğunu söyleyen Şeyma Zararsız da şu ifadeleri kullandı:
“Bunu aslında planlamadım. Kısmet bana imiş, Hiç ilk ben olacağım diye bir düşüncem olmadı. Türk kadını olarak bunu başarmak benim için çok büyük bir gurur. O kutsal topraklara rahat değil de, zorlukları aşarak ulaşmak ayrı bir mutluluk, ayrı bir gurur.”
Suriye’de motosikletlerindeki Türk bayrağını gören çocukların gülümsemesinin gurur verici bir tablo olduğunu dile getiren Zararsız, şunları söyledi:
“Türk bayrağını çocuklar gördüğünde yüzleri güldüğü an bambaşka duygu veriyor tabi. Suriye’de çocukların gülümsemesi, Türk demesi, bayrağı göstermesi gerçekten büyük bir gurur.”
“İhramla 40 derece sıcaklıkta 180 kilometre gitmek baya zorladı”
Motosikletle umre yolculuğu yapan Yücel Tekin de yol boyunca 7-8 motorcuyu bir arada gören çok sayıda kişinin kendileriyle fotoğraf çektirmek ve sohbet etmek istediğini anlattı.
Suriye’den geçerken çok üzüldüğünü, çünkü yıkılmamış bir ev görmenin neredeyse imkansız olduğunu söyleyen Tekin, “Çocuklar, Türkçeyi yıllardır bizim ülkede kaldıkları için su gibi konuşup ‘Aaa Türkiye’den geliyorsunuz. Ben de 5 sene orada kaldım, İstanbul’da kaldım, Edirne’de kaldım’ derken bayağı bir iletişim oluyordu. Çok da rahat bir iletişim oldu. Bu da bizi biraz gerçekten duygulandırdı.” ifadelerini kullandı.
İhramla motor yolculuğunun zorlu olduğunu vurgulayan Tekin, “40 derece sıcaklıkta ihramla 180 kilometre gitmek bize baya bir zor geldi ama sonuçta kutsal topraklara ulaşmamız bizim amacımızdı. Sonuçta orayı da gördük, hedefimize de ulaştık. Allah’ım kabul etsin diyorum.” dedi.
Motosikletli umreciler sınırlardan geçerken Türk misyonlarının kendilerine çok yardımcı olduğunu dile getirerek onlara teşekkürlerini iletti.
NL
Turkse motorrijders die vanuit Europa voor de umrah naar Mekka reisden, bezochten op de terugweg het Turkse Martelaarsmonument in Jordanië
Een groep Turkse expats die vanuit verschillende Europese landen vertrok, voltooide hun umrah-reis volledig per motorfiets.
De groep, die ook de terugreis per motor maakte, stopte in de Jordaanse stad Salt om het Turkse Martelaarsmonument te bezoeken en daar te bidden. Tijdens hun bezoek aan het museum bij de begraafplaats konden de Turkse bezoekers hun tranen niet bedwingen.
De motorrijders vertelden dat mensen in landen zoals Syrië en Jordanië enthousiast reageerden wanneer zij de Turkse vlaggen op hun motoren zagen. Volgens hen wilden veel mensen met hen op de foto en toonden ze grote belangstelling.
De reizigers gaven ook aan dat een van de dingen die hen het meest verraste was dat er in Syrië opvallend veel mensen zijn die Turks spreken.
De groep vertelde aan een verslaggever van Anadolu Agency over hun motorreis en hun ervaringen in de heilige steden.
“We vertrokken vanuit Nederland en gingen in ihram vlak voor Mekka”
De 61-jarige Behzat Bülent Başçı, die vanuit Nederland per motor naar Mekka reisde voor de umrah, vertelde dat hij tijdens de reis veel moeilijkheden heeft meegemaakt, maar dat reizen per motor een gevoel van vrijheid geeft.
“Met de motor reizen is natuurlijk behoorlijk zwaar. Soms rijden we in de regen, soms in de sneeuw. Deze keer hebben we geen sneeuw gezien, maar wel veel regen. Toch is het prachtig om op de motor te reizen. Het geeft een bijzonder gevoel van vrijheid,” zei Başçı. Vooral in Syrië werden ze volgens hem heel hartelijk ontvangen.
Başçı vertelde dat hij verrast was door het aantal mensen in Syrië dat Turks spreekt:
“Ze komen meteen naar onze motoren toe. In Syrië zijn er nu veel mensen die Turks spreken. Ze zeggen: ‘Broer, ik heb in Turkije gewoond.’”
Tijdens het bezoek aan het Turkse martelaarsmonument in Salt kon Başçı zijn emoties niet verbergen:
“Hier liggen meer dan 300 martelaren begraven. Zij zijn in 1918 gesneuveld. In 1973 zijn hun lichamen in een grot gevonden. Er zijn nog veel martelaren die niet gevonden zijn. Syrië en deze regio’s waren toen Ottomaanse gebieden. Uiteindelijk liggen onze martelaren overal.”
Hij vertelde ook dat dit zijn eerste umrah-reis per motor was:
“Voordat we Mekka bereikten, gingen we in ihram. 200 kilometer rijden op een motor terwijl je ihram draagt is erg zwaar, maar je hebt geduld.”
“Van Nederland naar Mekka in anderhalve week”
Een andere motorrijder, Sait Bülent Kocaoğlu, zei dat zij als motorclubs al veel door Europa, Azië en Afrika hebben gereisd, maar dat het altijd hun droom was om per motor naar Mekka te gaan en umrah te verrichten.
Volgens hem waren veel mensen onderweg verbaasd dat zij met motoren zo’n lange reis maakten.
“In Syrië, Jordanië en Saoedi-Arabië werden we overal heel warm ontvangen. Mensen vinden het moedig dat we vanuit Nederland, België en Duitsland helemaal naar het zuiden van Saoedi-Arabië rijden in deze hitte met motorpakken,” zei hij.
Kocaoğlu vertelde dat ze in ongeveer anderhalve week van Nederland naar Mekka reisden. Volgens hem maakten Mekka en Medina diepe indruk, maar het martelaarsmonument in Salt had een bijzondere spirituele sfeer.
Tijdens de reis kregen ze te maken met verschillende weersomstandigheden: regen, kou en soms sneeuw in het noorden, en temperaturen tot 40–45 graden in het zuiden.
Eerste Turkse moslima die per motor naar Mekka reisde
Şeyma Zararsız, die zegt de eerste Turkse moslima uit Europa te zijn die per motor naar Mekka reisde, vertelde dat dit eigenlijk niet gepland was.
“Het was niet mijn bedoeling om de eerste te zijn. Maar als Turkse vrouw vind ik het een grote eer dat ik dit heb kunnen doen. Het bereiken van de heilige plaatsen door moeilijkheden te overwinnen geeft een extra gevoel van trots,” zei ze.
Volgens Zararsız gaf het zien van de glimlach van Syrische kinderen, wanneer zij de Turkse vlag op de motoren zagen, een bijzonder gevoel.
“Wanneer kinderen de Turkse vlag zien en beginnen te glimlachen, is dat een onbeschrijfelijk gevoel. In Syrië hoor je kinderen ‘Turkije’ zeggen en naar de vlag wijzen. Dat maakt je echt trots.”
“180 kilometer rijden met ihram bij 40 graden was erg zwaar”
Een andere deelnemer, Yücel Tekin, vertelde dat veel mensen onderweg hen wilden ontmoeten en met hen op de foto wilden.
Hij zei dat hij verdrietig werd toen hij door Syrië reisde, omdat bijna geen enkel huis onbeschadigd was.
“Kinderen spraken vloeiend Turks omdat ze jarenlang in Turkije hebben gewoond. Ze zeiden: ‘Oh, jullie komen uit Turkije. Ik heb vijf jaar in Istanbul gewoond, in Edirne gewoond.’ Dat zorgde voor een heel warm contact.”
Tekin benadrukte dat het rijden met ihram erg zwaar was:
“180 kilometer rijden bij 40 graden met ihram was echt zwaar voor ons. Maar ons doel was om de heilige plaatsen te bereiken. We hebben dat bereikt. Moge God het accepteren.”
De motorrijders voegden eraan toe dat Turkse diplomatieke missies hen bij de grensovergangen veel hebben geholpen, waarvoor zij hun dank uitspreken.
The post Avrupa’dan motosikletle umreye giden Türkler dönüşte Ürdün’deki Türk Şehitliği’ni ziyaret etti first appeared on Hollanda Haberleri.

3 gün önce
101
















Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·