Araştırma: Bağımlılık Tedavisi Görenlerin Yüzde 75’ine Yakını Travma Geçirmiş
“Çoğu zaman nedeni değil, sonucu tedavi ediyoruz”
Yeni araştırmalar, bağımlılığın çoğu zaman tek başına bir sorun olmadığını, altında yatan psikolojik travmaların bir sonucu olarak ortaya çıkabildiğini gösteriyor. Verilere göre bağımlılık tedavisi gören kişilerin yüzde 75’ine yakını hayatlarının bir döneminde travmatik bir olay yaşamış durumda.
Araştırmalar ayrıca bağımlılık tedavisi alan bireylerin yüzde 30 ila 50’sinde Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) belirtilerinin görüldüğünü ortaya koyuyor. Travma yaşamış kişilerin ise bağımlılık geliştirme riskinin diğer bireylere göre dört ila beş kat daha yüksek olduğu belirtiliyor.
Uzmanlara göre bu veriler, travma ve bağımlılığın birbirinden bağımsız sorunlar olmadığını, çoğu zaman aynı hikâyenin iki farklı yüzünü oluşturduğunu gösteriyor.
Görünen Sorun Bağımlılık, Asıl Neden Çoğu Zaman Gizli Kalıyor
Bağımlılık genellikle daha görünür olduğu için tedavi süreçlerinde ön plana çıkıyor. Ancak kaygı, stres, korku ve travmatik anıları yeniden yaşama gibi altta yatan psikolojik sorunlar çoğu zaman gözden kaçabiliyor.
Bağımlılık uzmanı Miranda, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, “Bağımlılığı yalnızca madde kullanım sorunu olarak ele aldığımızda hikâyenin büyük bir bölümünü kaçırıyoruz. Madde kullanımı, travma ve yoğun stresle başa çıkmanın bir yolu olabilir. Bu nedenler ele alınmadığında ise nüks riski devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Eş Zamanlı Tedavi Daha Etkili Sonuç Veriyor
Bilimsel araştırmalar, travma tedavisi ile bağımlılık tedavisinin aynı anda yürütülmesinin olumlu sonuçlar verdiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, travma tedavisinin başlatılması için kişinin tamamen madde kullanımını bırakmasının beklenmesinin gerekli olmadığını belirtiyor.
Araştırmalara göre eş zamanlı uygulanan tedavi yöntemlerinde TSSB belirtileri daha hızlı azalırken, bağımlılık tedavisinin başarısında da herhangi bir olumsuzluk yaşanmıyor.
Dünyada Yeni Yaklaşım Güç Kazanıyor
Uluslararası sağlık çevrelerinde son yıllarda “travma odaklı bakım” olarak bilinen yaklaşım giderek daha fazla kabul görüyor. Bu yöntemde sağlık çalışanları, bağımlılığın oluşumunda travmanın rolünü dikkate alarak tedavi planı oluşturuyor.
Yapılan geniş kapsamlı araştırmalar, yetişkinlerin yaklaşık üçte ikisinin çocukluk döneminde en az bir travmatik olay yaşadığını gösteriyor. Uzmanlar, bu tür deneyimlerin ilerleyen yaşlarda bağımlılık riskini önemli ölçüde artırdığına dikkat çekiyor.
İzlanda Örneği Dikkat Çekiyor
Travmaların erken dönemde tespit edilmesi ve önleyici çalışmaların artırılması konusunda en dikkat çekici örneklerden biri İzlanda oldu. Ülkede uygulanan kapsamlı önleme programları sayesinde gençler arasındaki alkol kullanım oranı son 20 yılda yüzde 42’den yüzde 5’e kadar geriledi.
Uzmanlardan Çağrı: Bağımlılığın Arkasındaki Hikâyeye Bakılmalı
Uzmanlar, bağımlılığın yalnızca madde kullanımı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Araştırmacılar ve tedavi uzmanları, travmaların daha erken fark edilmesi ve psikolojik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi halinde birçok bağımlılık vakasının önlenebileceğini düşünüyor.
Uzmanlara göre bağımlılığı doğru anlamanın yolu, yalnızca görünen davranışlara değil, kişinin yaşadığı görünmeyen psikolojik yük ve travmalara da odaklanmaktan geçiyor.
The post Araştırma: Bağımlılık Tedavisi Görenlerin Yüzde 75’ine Yakını Travma Geçirmiş first appeared on Hollanda Haberleri.

1 saat önce
10














Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·