Anne kelimesini kullanabiliyorsanız, dünyadaki en şanslı insanlardan biri olabilirsiniz.
Kelimenin Türk Dil Kurumu anlamına girmeyeceğim, çünkü dilimizdeki en kutsal kelimeden bahsediyorum.
Kelime oyunlarına da girmeyeceğim, zira anne kelimesi ciddiyet gerektiren bir kelimedir.
Sadece sevgiyi, saygıyı ve varoluşu temsil etmez.
Ciddiyetsiz durumlarda ortaya çıkan, milli gururumuz, evin her köşesini gezen, meşhur Gezer anne terliğini de temsil eder.
Bütün babalardan özür dileyerek yazıyorum, zira babalık da kutsaldır ve ciddi bir müessesedir fakat bir anne kadar değil belki.
Anne ve babasını kaybetmiş bir insana annesizlik mi babasızlık mı derseniz, bence annesizlik der.
Gerçi burada kız ve erkek ayrımı yapmamız gerekebilir. Bir de anne olup analık yapanları da ayrı tutmamız gerekir, anne çocuk ilişkisinde yaşanan sorunlardan dolayı anneden kopan çocukları da tabiki ve diğer sayamadığım örnekler.
Anne varoluştur, sevgidir, saygıdır, arkadaştır, arkanda yıkılmayan dipçik gibi ayakta duran bir dağdır.
Anne belki de hayatta herşeydir.
Baba ise, çok klişe olacak fakat annem nerede sorusunun cevabı için bir GPS görevi üstlenendir.
Neden baba değil de anne? Babasız büyüyen kızlara baktığınızda ciddi bir miktar erkek fatmalık bulursunuz.
Hayatının hangi evresinde kaybettiği de önemli, fakat çocuk yaşlarda kaybedilmiş ise, dünyaya bir erkek fatma daha doğmuştur.
Aslında baba sadece bir GPS görevi üstlenmiyor tabiki, baba demek güven demek, korunmak demek. Türk toplumunda mahalle baskılarının çok olduğu bir kültür hakim ne yazıkki. Eşini kaybeden kadın DUL damgasını yer, çocuk yetimlik mertebesine ulasir, fakat mahalle kendisine fazladan bir baskıyı görev bilir. Baba toprağa konulduğu an, bu oluşan durumlardan kaynaklı bir erkek fatma doğar dünyaya. Fakat bu erkek fatma nasıl doğar? Neye güvenerek doğar? İşte tam burada yine anne devreye girer!
Eğer anneniniz dipçik gibi her koşulda arkanızda durduğunu hissetmişseniz, babasızlığı iliklerinize kadar hissetseniz bile, yaşadığınız toplumun kültürel değerlerinin döndüğü çarka meydan okumaktan kaçınmazsınız.
En kötü ne olabilir ki, nede olsa annem var dersiniz. Anneler hayattayken fark etmediğimiz ama en önemli unsurlardan biri: Annenin çocuğa verdiği gizli mucizevi güç.
Bence anne de bunun farkında değil. Benim annemin de bana verdiği gizli bir güç vardı ve annem bunun farkında bile değildi. Edebiyete göç ettiklerinde ise o gizli güç ortadan kayboluyor.
Erkek fatmalığınızdan eser kalmıyor bazen, belki de umurunuzda olmuyor artık. Belki de anne göçtüğünde hayat duruyor. Baba toprağa verildiğinde bir erkek fatma doğuyor, fakat anne toprağa verildiğinde senin binlerce parçan beraberinde o kara toprağa girebiliyor ve bu senin elinde değil.
Hayata getiren anneler göç ettiğinde, hayatın durması da pek anlaşılmaz değildir bence. Hiç bir şey eskisi gibi olmuyor, olamıyor ve olmayacak.
Babasızlık mı? Annesizlik mi? Babasızlığı iliklerinizde hissetseniz bile, annesizlik de artık hiç bir şey hissetmiyorsunuz. Köksüz bir ağaç misali, rüzgarın etkisiyle sağdan sola savruluşlarınızla ömrünüzün geçmesini bekliyorsunuz.
Kanatları kırılmış bir martı misali, boğuştuğunuz dalgalardan kurtulmak için uçmak isteseniz bile, kanatlar artık ebediyyen kırılmıştır.
Fakat umutlar vardır, onlara sarılmaya çalışırsınız, fakat adı üstünde umut işte annene sarılamadığın gibi ona da sarılamıyorsun.
Sarıldığını düşünsen bile bu seni bir yere kadar götürüyor ve sonrası tekrar acı gerçekler.
Anneniz hayatta ise şanslısınız, anne ve babanız hayatta ise; çıkartın mendilleri, haydi halaya!
Bütün babaların ve annelerin mekanı cennet olsun, Allah rahmetini hiç bir anne ve babadan esirgemesin.
Loca Gündi
Dipnot; Erkek Fatma tabirini sevmesem bile, yeni bir tabir çıkana kadar mecburen kullanacağım. Hayır neden Erkek Fatma gibi? Neden Kadın Ömer değil mesela? Aklımda deli sorular var yine PAPAZ
The post Annesizlik mi? Babasızlık mı? first appeared on Hollanda Haberleri.

1 ay önce
40












Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·