Almanya ve Fransa’dan 2035 Sonrası Otomobil Planı: Benzinli ve Dizel Araçlara Kapı Açılıyor

9 saat önce 50

Avrupa Birliği’nin yeni otomobil politikası değişebilir. Almanya ve Fransa, 2035’ten itibaren yeni benzinli ve dizel otomobillerin satışını fiilen sona erdirmeyi öngören kuralların esnetilmesi için ortak bir tutum belirledi. Öneri kabul edilirse içten yanmalı motorlu ve hibrit araçlar da 2035 sonrasında piyasada kalabilecek. Ancak düzenleme henüz kesinleşmedi.

Almanya ve Fransa ortak tutum belirledi

Avrupa otomotiv sektörünün geleceği konusunda önemli bir gelişme 16 Ekim 2026’da yaşandı. Almanya ve Fransa, Avrupa otomotiv sanayisinin rekabet gücünü korumak, istihdamı desteklemek ve elektrikli araçlara geçişi sürdürmek amacıyla ortak bir yaklaşım açıkladı.

Alman otomotiv üreticileri uzun süredir 2035 hedefinin daha esnek uygulanmasını savunurken Fransa, Avrupa üretiminin ve yerli sanayinin korunmasına öncelik veriyor. İki ülkenin uzlaşması, AB’de otomobil politikası konusundaki müzakereler açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

2035’ten sonra benzinli ve dizel otomobiller satılabilecek mi?

Mevcut AB mevzuatı, 2035’ten itibaren yeni otomobil ve hafif ticari araçların egzoz kaynaklı CO₂ emisyonlarında yüzde 100 azaltım hedefi öngörüyor. Bu düzenleme, mevcut haliyle yeni benzinli ve dizel araçların satışını fiilen sona erdiriyor. Hâlihazırda kullanılan otomobillerin trafikten kaldırılması anlamına gelmiyor.

Avrupa Komisyonunun daha önce sunduğu değişiklik teklifinde ise otomobil üreticilerinin 2035 itibarıyla egzoz emisyonlarını yüzde 90 azaltması, kalan yüzde 10’luk kısmı da düşük karbonlu çelik, e-yakıtlar veya biyoyakıtlarla telafi etmesi öngörülüyordu.

Almanya ve Fransa’nın ortak yaklaşımı, kalan yüzde 10’luk emisyon için bu telafi yükümlülüğünün kaldırılmasını amaçlıyor. Böylece benzinli, dizel, şarj edilebilir hibrit ve diğer bazı içten yanmalı motor teknolojilerinin yeni otomobillerde kullanılmasının önü açılabilecek.

Ancak bu, bütün benzinli ve dizel araçların hiçbir koşul olmadan satılabileceği anlamına gelmiyor. Nihai uygulama, kabul edilecek mevzuata ve üreticilere getirilecek emisyon şartlarına bağlı olacak.

Türkiye’de üretilen otomobiller neden risk altında?

Tartışmanın Türkiye’yi yakından ilgilendiren ikinci boyutu, Avrupa üretimine öncelik verilmesi planı.

Almanya ve Fransa’nın ortak yaklaşımı, otomotiv sektöründeki bazı kamu alımları ve mali desteklerde Avrupa’da üretilen ürünlere öncelik verilmesini de içeriyor. Açıklanan uzlaşmada otomobil bileşenlerinin yüzde 70’inin, bataryalar hariç, Avrupa’da üretilmesi ve batarya içeriğinin yüzde 10’unun Avrupa kaynaklarından gelmesi gibi koşullar gündeme geldi.

Türkiye, AB üyesi olmadığı için bu tür bir düzenlemenin dışında kalma riskiyle karşı karşıya. Türkiye’de üretilen otomobillerin Avrupa’daki belirli teşvik ve kamu desteklerinden yararlanması, nihai düzenlemede Türkiye’ye nasıl bir statü tanınacağına bağlı olacak.

Bununla birlikte, Türkiye’de üretilen bütün otomobillerin kesin olarak teşvik dışı bırakıldığı henüz söylenemez. Hangi desteklerin kapsama gireceği ve Türkiye’nin olası istisnalardan yararlanıp yararlanamayacağı, düzenlemenin son biçimiyle netleşecek.

Elektrikli otomobile geçiş sona ermiyor

Almanya ve Fransa’nın önerisi, elektrikli otomobillere geçiş hedefinin tamamen terk edilmesi anlamına gelmiyor. İki ülke de Avrupa’nın elektrikli araç üretim kapasitesini güçlendirmeyi, yatırımları artırmayı ve otomotiv sektörünün uluslararası rekabet gücünü korumayı hedeflediğini belirtiyor.

Buna karşılık çevre örgütleri, içten yanmalı motorlara daha uzun süre izin verilmesinin elektrikli araçlara geçişi yavaşlatabileceği görüşünde. Otomotiv sektöründe daha fazla teknoloji seçeneği isteyenler ise esnekliğin üreticilere zaman kazandıracağını ve istihdamı korumaya yardımcı olacağını savunuyor.

Karar ne zaman kesinleşecek?

Almanya ve Fransa’nın uzlaşması, AB mevzuatında doğrudan değişiklik yapmıyor. Önerinin yürürlüğe girebilmesi için Avrupa Birliği kurumlarındaki yasama sürecinin tamamlanması ve ilgili düzenlemenin kabul edilmesi gerekiyor.

Bu nedenle bugün itibarıyla 2035 sonrası benzinli ve dizel araç satışının kesin olarak serbest bırakıldığını söylemek mümkün değil. Ancak iki büyük otomotiv ülkesinin ortak tutumu, Avrupa’nın otomobil politikasında önemli bir değişikliğin gündemde olduğunu gösteriyor.

Kaynaklar: Avrupa Komisyonu, Almanya Federal Hükümeti, Fransa Cumhurbaşkanlığı ve Euronews’in 16 Ekim 2026 tarihli açıklama ve haberleri.

Makalenin tamamını oku