Hollanda siyasetinin tanınmış isimlerinden, 15 yıl boyunca Rotterdam Belediye Başkanlığı görevini yürüten Ahmed Aboutaleb (65), de Volkskrant gazetesine verdiği röportajda göçmenlikten ülkenin en önemli siyasi makamlarından birine uzanan yaşamını değerlendirdi.
17 Ekim 1976’da, henüz 15 yaşındayken Fas’tan Hollanda’ya gelen Aboutaleb, ülkeye gelişinin 50. yılını konferanslar ve anı kitabı Thuis (Ev) adlı eserinin yeni baskısıyla kutluyor.
“Babamın Hollanda’daki hayatını görünce büyük hayal kırıklığı yaşadım”
Fas’ın Rif Dağları’ndaki Beni Sidel köyünde dünyaya gelen Aboutaleb, 1976 yılında annesi ve kardeşleriyle birlikte Hollanda’da çalışan ve aynı zamanda imam olan babasının yanına yerleşti.
Lahey’in Laakkwartier semtinde yaşamaya başlayan Aboutaleb, babasının Hollanda’da iyi bir işi ve rahat bir hayatı olduğunu düşündüğünü, ancak gerçeğin çok farklı çıktığını söyledi.
Hollanda Demiryollarında (NS) temizlik işçisi olarak çalışan babasının Hollandacasının oldukça sınırlı olduğunu belirten Aboutaleb, bu durumun kendisini derinden etkilediğini anlattı.
Babasının zeki bir insan olmasına rağmen eğitim fırsatı bulamadığını vurgulayan Aboutaleb, göçmenlerin yeteneklerinin çoğu zaman görmezden gelindiğini söyledi.
Aboutaleb, kendisinin ise yeteneklerini fark eden öğretmenler sayesinde eğitimini sürdürebildiğini belirtti.
Meslek eğitiminden yüksek teknik eğitime uzanan bir öğrenim hayatının ardından gazetecilik, kamu görevliliği ve siyaset alanında yükselen Aboutaleb, 2009 yılında Rotterdam Belediye Başkanı oldu ve Ekim 2024’e kadar bu görevi sürdürdü.
“Göçmen kökenli olduğum için hata yapma hakkım yoktu”
Söyleşinin en dikkat çekici bölümlerinden biri, Aboutaleb’in siyasi kariyeri boyunca hissettiği baskıya ilişkin açıklamaları oldu.
Fas kökenli ve Müslüman kimliği nedeniyle sürekli mercek altında tutulduğunu belirten Aboutaleb, herhangi bir hatasının yalnızca kendisine değil, bütün göçmen kökenli yöneticilere mal edileceğinden endişe ettiğini söyledi.
“Kendime başarısız olmamayı şart koşmuştum. Belediye başkanı olarak başarısız olsaydım, insanlar ‘Gördünüz mü, onlar yapamıyor’ diyeceklerdi.”
Arnhem Belediye Başkanı Ahmed Marcouch’un da benzer baskılarla karşı karşıya olduğunu savunan Aboutaleb, göçmen kökenli siyasetçilerin hatalarının diğer yöneticilere göre daha farklı değerlendirildiğini ileri sürdü.
“Belediye başkanlığım boyunca tek kuruş masraf göstermedim”
Aboutaleb, görev yaptığı yıllarda kendisine yönelik eleştirilere fırsat vermemek için mali konularda son derece titiz davrandığını da anlattı.
Rotterdam Belediye Başkanlığı sırasında hiçbir kişisel harcamasını belediyeye fatura etmediğini belirten Aboutaleb, çalışanların doğum günü hediyelerini kendi cebinden karşıladığını söyledi.
Hatta özel mektuplarında kullandığı posta pullarını bile evinden getirdiğini ifade etti.
Aboutaleb, kamu yönetiminde tek bir yanlış harcama beyanının bile bir yöneticinin siyasi kariyerini sona erdirebileceğini vurguladı.
Wilders ve çift pasaport tartışmalarını unutmadı
Aboutaleb, siyasi hayatında özellikle çifte vatandaşlığı nedeniyle ağır eleştirilere maruz kaldığını hatırlattı.
Aşırı sağcı Özgürlük Partisi (PVV) lideri Geert Wilders’in, kendisinin devlet sekreteri olarak göreve başlamasının ardından Fas ve Hollanda pasaportlarına sahip olmasını gerekçe göstererek hakkında güvensizlik önergesi verdiğini anlattı.
Rotterdam Belediye Başkanlığına başladığı dönemde Leefbaar Rotterdam siyasetçisi Marco Pastors’un kendisine Fas pasaportunu göndermesi için boş bir zarf verdiğini de hatırlattı.
Aboutaleb, Wilders’in kendisine karşı sunduğu güvensizlik önergesini yıllarca belediyedeki makam odasında çerçeveleterek sakladığını, bugün ise evinde tuttuğunu söyledi.
Buna rağmen siyasi rakiplerine karşı kin beslemediğini belirten Aboutaleb, Wilders’in kendisini kahve içmeye davet etmesi halinde görüşmeye hazır olduğunu ifade etti.
“Hollanda göçmenlerin emeğine ihtiyaç duyuyor”
Hollanda’daki göçmen karşıtı söylemlere de değinen Aboutaleb, ülkenin ekonomik refahında göçmenlerin önemli rol oynadığını savundu.
Hollandalıların dünyanın farklı ülkelerinden gelen ürünleri tüketirken, bu ürünlerin geldiği toplumların insanlarına karşı mesafeli davranmasını eleştirdi.
Aboutaleb, temizlik işçilerinin ve yaşlı bakımında çalışanların iş bırakması halinde Hollanda’nın karşılaşacağı sorunların düşünülmesi gerektiğini söyledi.
Ülkedeki düşük doğum oranlarına da dikkat çeken eski belediye başkanı, göç olmadan ekonomik faaliyetlerin sürdürülmesinin giderek zorlaşacağını belirtti.
“Hollanda siyasetinde vizyon sahibi lider eksikliği var”
Aboutaleb, de Volkskrant’a verdiği röportajda mevcut Hollanda siyasetini de sert sözlerle eleştirdi.
Günümüz siyasetçilerinin ülkenin uzun vadeli çıkarlarından çok kendi partilerinin önceliklerine odaklandığını savunan Aboutaleb, eski başbakanlar Ruud Lubbers ve Wim Kok gibi liderleri özlediğini söyledi.
Başbakan Rob Jetten’in de siyasi partiler arasındaki engelleri aşabilecek bir liderlik ortaya koyamadığını öne sürdü.
Aboutaleb’e göre gerçek liderlik, gerektiğinde parti çıkarlarından fedakârlık yaparak ülkenin ortak menfaatlerini savunabilmekten geçiyor.
Yeşilgöz’ün açıklamalarını eleştirdi
Eski Rotterdam Belediye Başkanı, VVD lideri Dilan Yeşilgöz’ün kalkınma yardımlarında daha fazla kesinti yapılmasını istemesine de tepki gösterdi.
Yeşilgöz’ün mülteci kökenli bir aileden geldiğini hatırlatan Aboutaleb, bu yaklaşımı kişisel geçmişiyle bağdaştırmakta zorlandığını ifade etti.
Avrupa’ya ulaşmaya çalışırken hayatını kaybeden Afrikalı gençlere yönelik duyarsızlıktan da yakınan Aboutaleb, kendisinin de bir zamanlar yoksulluktan kurtulmak ve daha iyi bir gelecek kurmak için Avrupa’ya geldiğini hatırlattı.
“Teröristlere ülkeyi terk edin dedim, pişman değilim”
Aboutaleb, 2015 yılında Fransa’daki Charlie Hebdo saldırısının ardından yaptığı ve büyük tartışma yaratan açıklamasına da değindi.
O dönemde Hollanda’nın özgürlüklerini kabul etmeyen teröristlere yönelik sert ifadeler kullandığını belirten Aboutaleb, sözlerinin bütün Müslümanlara yönelik olmadığını vurguladı.
Açıklamasından pişmanlık duymadığını söyleyen Aboutaleb, buna rağmen kullanılan dilin toplumdaki birlik ve beraberliğe yeterince katkı sağlamadığını kabul etti.
“Sol partiler güvenlik konusunu sağ partilere bıraktı”
Rotterdam Belediye Başkanlığı döneminde uyuşturucu suçları ve gençlerin suç örgütleri tarafından kullanılmasına karşı yürüttüğü politikaları da savunan Aboutaleb, güvenliğin yalnızca sağ partilerin konusu olmadığını söyledi.
Özellikle Rotterdam’ın güney mahallelerinde yaşayan ailelerin uyuşturucu ticareti ve sokak suçlarından şikâyet ettiğini anlatan Aboutaleb, sol partilerin bu sorunları yeterince ciddiye almadığını öne sürdü.
Limanlarda uyuşturucu kaçakçılığı için kullanılan 13-14 yaşındaki çocukları korumaya çalıştığını belirten Aboutaleb, güvenlik politikalarının sosyal adaletin de bir parçası olduğunu vurguladı.
“Başbakanlık kapısı büyük ölçüde kapandı”
Söyleşide siyasete geri dönüp dönmeyeceği de sorulan Aboutaleb, bu ihtimalin artık oldukça düşük olduğunu söyledi.
Geçmişte İşçi Partisi (PvdA) liderliği için adının gündeme geldiğini hatırlatan Aboutaleb, 2023 yılında Frans Timmermans’ın adaylığını desteklediğini anlattı.
Başbakanlık için gerekli diplomatik deneyime ve uluslararası ilişkilere sahip olduğunu düşündüğünü belirten Aboutaleb, Rotterdam’da farklı siyasi görüşler arasında köprü kurabildiğini savundu.
Ancak üç kızının siyasete dönmesini istemediğini, eşinin ve oğlunun ise böyle bir karar alması halinde kendisini destekleyeceğini ifade etti.
“15 yıllık Hyundai kullanıyorum, gösterişe önem vermiyorum”
Aboutaleb, özel yaşamına ilişkin açıklamalarında sade bir hayat sürmeyi tercih ettiğini söyledi.
Yaklaşık 15 yıllık bir Hyundai otomobil kullandığını belirten eski belediye başkanı, pahalı bir araç satın almak yerine Fas’ta ihtiyaç sahiplerine su kuyusu açılmasına destek olmayı tercih ettiğini anlattı.
Belediye başkanlığından ayrıldıktan sonra daha küçük bir eve taşındığını, kravatlarının çoğunu bağışladığını ve kitaplarının önemli bir bölümünü elden çıkardığını da belirtti.
Zihnini dinç tutmak için her akşam yaklaşık bir saat matematik çalıştığını söyleyen Aboutaleb, Arap şiirine de büyük ilgi duyduğunu ifade etti.
50 yıl önce göçmen çocuktu, 15 yıl Rotterdam’ı yönetti
29 Ağustos 1961’de Fas’ta doğan Ahmed Aboutaleb, Hollanda’ya gelişinden sonra gazetecilik ve kamu yönetimi alanlarında çeşitli görevler üstlendi.
Amsterdam’da belediye başkan yardımcılığı ve Hollanda hükümetinde Sosyal İşler ve İstihdamdan Sorumlu Devlet Sekreterliği yaptı.
2009 yılında Rotterdam Belediye Başkanlığına getirilen Aboutaleb, 2021 yılında uluslararası World Mayor Prize ödülüne layık görüldü.
Ekim 2024’te görevinden ayrılan Aboutaleb, bugün konferanslar vererek göç, toplumsal kutuplaşma, liderlik ve birlikte yaşama kültürü üzerine görüşlerini paylaşmayı sürdürüyor.
De Volkskrant’a verdiği söyleşide Aboutaleb’in öne çıkardığı mesaj ise, göçmen kökenli insanların yalnızca yetenekleriyle değil, toplumun kendilerine yüklediği beklentiler ve önyargılarla da mücadele etmek zorunda kalmaları oldu.

1 saat önce
10








Dutch (NL) ·
Turkish (TR) ·